Make your own free website on Tripod.com

Humus Hükümleri

 

 

BAGIS, HEDİYE, PARASAL ÖDÜLLER, MİHİR VE MİRAS

S.860: Bağışta ve bayram hediyesinde humus* var mıdır?

C: Bağış ve hediyede humus yoktur. Fakat, yıllık ihtiyacından fazlasının humusunu vermesi ihtiyaten müstehaptır.

S.861: Bankaların ve Karzulhasene kurumlarının (faizsiz borç verme alanında çalışan mali kurumların) kendi müşteri ve üyelerine verdiği ödüllerde humus var mıdır? Yakın akraba ve tanıdıklar tarafından verilen parasal hediyelerde de humus var mıdır?

C: اok değerli olmayan ödül ve hediyelerde humus farz değil. Çok değerli olan hediye ve ödüllerde ise, humusun farz olması uzak bir ihtimal değildir.

S.862: Şehit Kurumunun şehid ailelerine verdiği paranın yıllık ihtiyaçlarından fazla kalan miktarında humus var mıdır?

C: Şehit kurumunun şehid ailelerine verdiği hediyelerde humus yoktur.

S.863: Baba, kardeş ve akrabanın verdiği harçlık hediye sayılır mı? Harçlık veren şahıs malının humusunu vermeyen birisi ise harçlığı alan şahsın aldığı miktarın humusunu vermesi gerekir mi?

C: Bağış ve hediyenin gerçekleşmesi onları veren şahsın kastına bağlıdır. Eğer kendilerine verilen harçlıkda humusun lazım gelip, gelmediği hususunda kesin bilgileri yoksa onun humusunu vermeleri farz değildir.

S.864: Kızıma çeyiz olarak verdiğim dâireye humus lazım gelir mi?

C: Kızınıza bağışta bulunduğunuz dâirede -bu bağış sizin maddi durumunuza gِre ِrfen normal karşılanırsa- humus yoktur.

S.865: İnsanın, kendi malını üzerinden bir yıl geçmeden hanımına hediye etmesi, -hanımının o malı ev alımı veya başka ihtiyaçlarında kullanmak için biriktireceğini bildiği takdirde- câiz midir?

C: Bu işi yapması câizdir. Hanımına bağışta bulunduğu mal, örfen onun maddi durumuna uygun miktarda olur ve humus vermekten kaçmak kastıyla da olmazsa onda humus yoktur.

S.866: Eşler, mallarına humus lazım gelmemesi için, humus yılı tamamlanmadan yıllık kazançlarını birbirlerine hediye ediyorlar. Bu konuda hüküm nedir?

C: Humustan kaçmak için bu şekilde bağış yapmakla üzerlerine farz olan humus kalkmaz. Ama gerçekten hediye etme niyetleri olursa, bu durumda ِrfen onların durumlarına uygun sayılan miktarı hariç, bu şekilde bağış yapmakla (hediye vermekle) üzerlerine farz olan humus kalkmaz.

S.867: Müstehap hac masrafları için bir meblağ şirkete yatıran bir şahıs Beytullah'ı ziyarete muvaffak olmadan vefat ediyor. Bu paranın hükmü nedir? Bu durumda ölen şahsın yerine naib tutularak müstehap haccın yerine getirilmesi ve bu paranın humusunun verilmesi farz mıdır?

C: Para karşılığında şirketten aldığı belge (kazandığı hak) şu anki değeri ile onun mirasından sayılır. Eğer ölen şahsın boynunda hac mükellefiyeti yoksa bu parayı hacca naib* gِndermekte kullanmak farz değildir. Şahsın hac seferi için humusu çıkarılmamış ticaret kazancından verdiği para, şirket ile şahıs arasındaki anlaşma gereği bu yolculuğun karşılığı veya ücreti olarak ödenmişse onda humus yoktur. Çünkü bu takdirde, o para ölen şahısın yıllık giderinden sayılır.

S.868: Babadan oğluna bağış veya miras yolu ile bir bağ kalıyor. Bağ hediye ya da miras olarak oğula devredildiğinde yüksek bir değere sahip değildi, şimdi değeri yükselmiştir; acaba, fiyat artışı sonucu meydana gelen bu değer artışında humus var mıdır?

C: Değerleri sonradan yükselse bile hediye ve mirasda humus yoktur.

S.869: Sigorta şirketinin bana borcu var; tedavi masrafı olan bu parayı anlaşmaya göre bana ödeme yapması gerekiyor. Acaba, bu parada humus var mıdır?

C: Sigortanın kefalet olarak ödediği malda humus yoktur.

S.870: İleride gereken evlilik eşyaları almak için kendi maaşımdan biriktirdiğim nakit paraya humus lazım gelir mi?

C: Maaşınızdan biriktirdiğiniz nakit paranın, evlenmek için gerekli olan eşyaları almak için olsa bile humus yılının başında humusunu vermeniz farzdır.

S.871: İmam Humeyni'nin Tahrir-ul Vesile kitabında "kadının mihrinde humus yoktur" denilmekte. Fakat, bu hüküm peşin verilen mihirde mi, süreli olan mihirde mi olduğu açıklanmamıştır. Bu konuyu açıklar mısınız?

C: Ne peşin mihir'de (mihr-i muaccelde) ve ne de süreli mihirde (mihr-i müeccelde) humus yoktur. Bunun para veya mal olması da farketmez.

S.872: Devlet, bayram ِncesi memurlara bayramlık olarak az bir karşılıkla ev eşyası veya gıda maddeleri veriyor. Bunlardan bir kısmı yılbaşına kadar elimizde kalıyor. "Memurlara verilen karşılıksız bayramlıkta (hediye olduğu için) humus yoktur". Fakat bize verilen bu mallar tam anlamıyla hediye sayılmaz; çünkü, bunların karşılığında bir miktar para veriyoruz. Acaba o mallar için verdiğimiz para miktarına mı, yoksa onun tam değerine mi humus lazım gelir?

C: Sِz konusu takdirde elinizde kalan malın bizzat kendisini veya şimdiki değerini ölçü alıp humusunu vermeniz farzdır.

S.873: Humus borcunu deftere kaydeden bir şahıs humusunu ِdemek üzereyken vefat ediyor. Bir kız çocuğu dışında ailesinin bütün fertleri bu humusu vermek istemiyorlar. Aynı zamanda bu mirastan ölü ve kendileri için harcama yapıyorlar. Bunu dikkate alarak şu hususları cevaplandırmanızı rica ederiz. 1- Ölünün menkul veya gayrimenkul mallarını damadının ya da varislerinden birinin kullanmasının hükmü nedir? 2- Merhumun evinde damad ve varislerinin yemek yemelerinin hükmü nedir? 3- Bu şahısların ölünün malında geçmişte yapmış oldukları tasarruflarının hükmü nedir?

C: Eğer ölü, malından bir miktarının humus olarak verilmesini vasiyet etmişse ya da varisleri ölüden kalan mirasda bir miktar humus borcu olduğunu biliyorlarsa o malda tasarruf edemezler. Vasiyetini yerine getirmedikçe ya da humus borcu mirastan çıkarılmadıkça o malda tasarruf etmeleri gasp hükmündedir. Geçmişte yapmış oldukları harcamalar için de zamindirler. 

 

BORÇ, MAAS, SİGORTA, EMEKLİLİK VE KEFALET

S.874: Humusu verilmesi gereken bir miktar kazancım var. Ama öte yandan özel araba aldığım için bir miktar borçlanmış bulunmaktayım. Acaba, yıllık kazancımdan borçlu olduğum miktarı düşebilir miyim?

C: Araba için alınan borç yıllık kazançtan düşülmez.

S.875: Memurların peşin olarak veya taksitle ödenmesi gereken borçları olduğu halde, yıllık giderlerinden fazla ellerinde kalan malda humus var mıdır?

C: Yıl içinde alınan borç, yıllık giderini karşılamak veya o yılki bazı ihtiyaç duyulan eşyaları satın almak için ise ellerinde kalan kazançtan çıkarılabilir; aksi takdirde, kalan malın humusunu vermeleri farzdır.

S.876: Temettü haccı için alınan borcun humusunun verilmiş olması gerekir mi?

C: Borç olarak alınan malda humus yoktur.

S.877: Beş yıldır bir konut kooperatifine ev yeri temin etmek ümidiyle para ödemekteyim; ancak, şu ana kadar arsayı bana teslim etmediler. Ben de ödediğim bu paraları geri almaya karar verdim. Bir kısmı borç olarak, bir kısmı evin halısını satarak ve diğer bir kısmı da eşimin öğretmenlik maaşından artırılarak elde edilmiş olan bu parayla ilgili olarak aşağıda ki iki soruya cevap vermenizi rica ediyorum: 1- Eğer, o parayı geriye alabilir de sadece ev ya da arsa alımında kullanırsam ona humus lazım gelir mi? 2- Ne kadar humus vermeliyim?

C: Hediyede, borç olarak alınan malda ve yıllık gideri karşılamak için alınan malın humus yılı geçtikten sorna satımıyla elde edilen parada humus yoktur.

S.878: Bir kaç yıl önce bankadan kredi aldım ve onu bir yıllığına kendi hesabıma yatırdım. Ancak, o parayı hiç çalıştırmadım ve onun taksitlerini düzenli olarak ödüyordum. Aldığım bu borca humus lazım gelir mi?

C: Sorudaki takdirde taksitleri ِdenen miktarda humus verilmelidir.

S.879: Humus yılı hesabıma, Haziran ayının maaşını aldıktan sonra başladım. Evde olan nakit ve yiyecekleri hesapladım. üzerimde "810" Tümen humus olduğu ortaya çıktı. Ev yaptırdığım için de borçluyum. On iki yıl da borçlu kalacağım; humus konusunda görevim nedir?

C: Ev yapımı ve benzeri işler için alınan borçların yıllık taksitlerini yıl içinde yıllık kazançtan verilmesi câizdir. Ancak yıl içinde verilmezse o yılın kazancından çıkarılamaz. Kazançlardan kalan miktarda (yıl sonunda) humus farzdır.

S.880: Başka bir geliri olmayan kimsenin babasının malıyla veya üniversitenin vermiş olduğu kredilerle aldığı kitaplarda humus var mıdır? Kitap alımı için kullanılan bu paranın humusunu babası vermemiş ise, humusunu vermesi gerekli midir?

C: Borç ve babanın verdiği para ile alınan kitaplarda humus yoktur. Ancak, o malın humusunun verilmediğini kesin olarak biliyorsa, o zaman onun humusunu vermesi farzdır.

S.881: Bir miktar borç para alan kimse, senesi dolmadan ِnce onu ِdemezse bu paranın humusunu borç veren mi vermelidir, borç alan mı?

C: Borç aldığı malda borçlunun üzerine humus lazım gelmez. Ama, borç veren kimse kazancının humusunu çıkarmadan borç vermişse yıl sonuna kadar alacaklı olduğu parayı alabilirse humus yılı girdiğinde o paranın humusunu vermesi farzdır. Ama, yıl sonuna kadar alacaklı olduğu parayı borçludan alamazsa o zaman parayı alacağı zamana kadar onun humusunu vermesi farz değildir; parasını alıncaya kadar bekler, aldığında humusunu vermesi farz olur.

S.882: Emekli olanların aldıkları parada humus var mıdır?

C: Alınan bu para, eğer onun çalıştığı dönemde maaşından kesilerek emekli olduğunda ona ödeniyorsa aldığı yılın, yıllık giderlerinden fazla kalanının humusunu vermesi farzdır.

S.883: İslam Cumhuriyeti Devleti tarafından esirlerin baba ve annelerine maaş ödeniyordu. Bu paralar bankada biriktirilmiştir. Kendileri burda olsalardı bu parayı kullanabilirlerdi. Acaba bu durumda bu paralara humus lazım gelir mi?

C: Sِz konusu malda humus yoktur.

S.884: Bir miktar borcum var. Elimde bulunan yıllık kazancımdan ِdeyebilme imkanım olmasına rağmen alacaklı istemediğinden dolayı ödemedim. Acaba, bu borcu yıllık kazancımdan düşebilir miyim?

C: Yıllık geçimi temin etmek için alınan para borcu veya veresiye malın borcu o yılın kazancından düşülür ve bu borca tekabül eden miktarda humus yoktur. Ama, bu borç yıllık ihtiyaçların giderilmesi için olmaz veya geçmiş yılların borcu olursa onu kazancından ödemesi câiz olmasına rağmen yıl sonuna kadar ödemediği takdirde o yılın kazancından düşemez.

S.885: Bir kaç yıl zarfında ödemesi gereken bir borcu olan kimsenin banka hesabında parası olursa humus yılı girdiğinde humus vermesi farz mıdır?

C: Yıllık ihtiyacı karşılamak için alınmayan borç ister vadesi dolmuş olsun, ister dolmasın yılın kazancından çıkarılamaz. Ama; aynı yılın giderini karşılamak için alınan borç, yılın kazancından çıkarılabilir. Bunda humus yoktur.

S.886: Yapılan sözleşmeler gereği, insanın ya da malın gördüğü hasar karşılığında sigorta şirketinin verdiği malda humus var mıdır?

C: Sigorta şirketlerinin hasar karşılığı olarak sigortalıya ödediği malda humus yoktur.

S.887: Geçen yıl bir mitkar borç alarak bir arsa satın aldım; gayem değeri yükselince bu arsayı ve şimdiki evimi satarak yeni bir ev satın almak ve bu yolla ev sorunumu çözmekti. Şimdi humus yılımın başı olduğuna dikkat ederek geçen yılın kazancından ve humus lazım gelen diğer mallarımdan o borcu düşebilir miyim?

C: Gelecekte satmak amacıyla arsa satın almak için alınan borcu, borç aldığınız yılın kazancından düşemezsiniz. Borç aldığınız yılın giderlerinden elinizde fazla kalanının humusunu vermeniz farzdır.

S.888: Bankadan aldığım kredinin geri ödeme tarihi humus yılımdan sonradır. Ancak, bu yıl o hesabı kapatmazsam gelecek yıl ödeme imkanımın olmamasından korkuyorum. Bu durumda, humus yılım girdiğinde humus konusunda ne yapmalıyım?

C: Borç, sermaye artırmak için alınmamışsa ve aynı yılın kazancı, yıl çıkmadan önce borcun ödenmesinde kullanılırsa humus yoktur. Fakat borç, sermayeyi artırmak amacıyla alınmış ise veya kazancınızı biriktirerek o sene geçtikten sonra borcunuzu ödemek istiyorsanız o zaman kazancınızın humusunu vermeniz farzdır. 

 

EV, ARABA VE ARSA SATIŞI

S.889: Humusu verilmeyen mal ile yapılan eve humus lazım gelir mi? Eğer humus lazım gelirse, şu anki mi, yoksa inşa edildiği dönemdeki değeri üzerinden mi verilmelidir?

C: Eğer söz konusu ev kendisinin oturması için olursa ve evin inşaat malzemelerini ve işçi ücretlerini bizzat humusu verilmeyen para ile karşılamışsa o evin bugünkü adilane fiyatı üzerinden humusunu vermelidir. Ama evi borç ve veresiye mal ile yaptırır, sonra humusu verilmeyen malla borcunu öderse, sadece ödediği borç miktarındaki paraya humus vermelidir.

S.890: Başka bir ev satın almak için evimi sattım; daha sonra ona humus lazım geldiğini öğrendim. Humusunu verdiğim takdirde diğer bir ev almağa gücüm yetmiyor. Evi satmadan öncede evin dِşemesi için paraya ihtiyacım vardı. Bu durumda yapmam gereken nedir?

C: Satılan dâireden elde edilen para aynı yıl içinde ihtiyaç olan ev alımı veya diğer ihtiyaçları karşılamak için kullanılırsa onda humus yoktur.

S.891: Bir süre ِnce içinde oturduğum dâireyi sattım. Bu da tam humus yılımın başına rastladı. Kendimi şer'î hakları yerine getirmekle görevli biliyorum. Yaşadığım şu günlerde bir zorlukla karşılaştım, bu konuda yapmam gereken nedir?

C: Satılan evi humusu olmayan mal ile almışsanız onun satışından elde edilen parada humus yoktur. Yine, elde edilen parayı satış yılının giderlerini karşılamak için, mesela; ihtiyacınız olan ev veya diğer şeyleri satın almak için harcarsanız humusunu vermeniz farz değildir.

S.892: Şehirlerden birinde inşaat halinde olan bir evim var. Ben de şu anda devlet lojmanlarında kaldığım için o eve ihtiyacım yok; onu satarak geliri ile kendime özel bir otomobil almak istiyorum, acaba evin satış bedelinde humus var mıdır?

C: Sِz konusu evi aynı yılın kazancıyla, o yılın ihtiyacı olarak oturmak için almış veya inşa etmişseniz, onun satış bedeline humus lazım gelmez.

S.893: Evime bir kaç demir kapı satın aldım; beğenmediğim için iki yıl sonra sattım. Bu satıştan elde edilen parayı, (bu kapıların yerine) aynı fiyata aluminyumdan kapı yapmaları için aluminyum şirketine yatırdım. Acaba bu parada humus var mıdır?

C: Sorudaki takdirde kapıların satışından elde edilen para aynı yıl ev kapılarının alımında kullanılmışsa onda humus yoktur.

S.894: Bir şirkete, ileride bana ev yeri vermeleri için, bir kısmını borç temin ederek 100 bin tümen verdim. Şu anda o paranın üzerinden bir yıl geçmektedir; şimdiye kadar borcumun bir miktarını da ödemiş bulunmaktayım; bu paraya humus lazım gelir mi ve (eğer gelirse) ne kadar gelir?

C: Eğer ihtiyaç olan ev için alınan yer, önceden bir miktar ِdeme yapılmaya bağlı ise ona verdiğiniz parada -kazancınızdan olsa bile- humus yoktur.

S.895: Evini satıp ondan aldığı parayı kâr ortaklığı için bankaya yatırırsa humus yılı girdiğinde hükmü nasıl olur? Ev alıncaya kadar bu parayı elinde bekletirse hükmü nedir?

C: Sِz konusu evi yıllık kazancından, oturmak için yıllık ihtiyacından sayılsın diye kazanç yılında almış veya inşa etmiş olur ve evde bir süre oturmuşsa, sonra onu satarsa, satış bedelinde humus yoktur.

S.896 a: Ev için depozit olarak verilen parada humus var mıdır? b: Ev veya araç almak için tedricen biriktirilen paraya humus lazım gelir mi?

C: Geçimde gerekli olan eşyaları satın almak için biriktirilen mal kazançtan olursa, humus yılı geldikten sonra ona humus lazım gelir. Kazancından ev sahibine verdiği borca, borçludan parayı almadığı sürece humus lazım gelmez.

S.897: Kazanç yılı esnasında yılın kazancıyla otomobil satın alan bir şahıs bir kaç yıl sonra humus yılı içerisinde bu otomobili satıyor. Bu satıştan elde edilen paranın bir kısmıyla daha önceleri almış olduğu arabanın borcunu ödüyor ve bir kısmını da önceki yıllara ait vergi borçlarının aylık taksitlerini ödeyebilmek için bankaya yatırıyor ve bunlardan artan parayı ise banka da olan kâr ortaklığı hesabına yatırıyor. Bu durumda: 1- Otonun satışından alınan paranın tümüne humus lazım gelir mi? 2- Arabasının borcunu bu paradan düşebilir mi? 3- Bu para ile arabanın borcunu, vergi borçlarının tamamını veya en azından bir yılın taksitlerini ödeyebilir mi?

C: Arabanın satış bedelini, borç ve buna benzer ihtiyaçları için satışının gerçekleştiği humus senesinde sarf etmişse onda humus yoktur. Ama, kâr-zarar ortaklığı ve gelecekteki vergi borçlarını ödeyebilmek için bankaya yatırmış olduğu paranın humusunu humus yılı girdiğinde, ihtiyaten farz olarak vermelidir.

S.898: Bir kaç yıl önce humusu verilmemiş para ile bir araba satın aldım. Şu an onu aldığım fiyatın bir kaç katına satabilirim. Şimdi onu satarak oturmam için bir ev almak istiyorum. Arabamı sattığımda ondan alacağım paranın tümüne mi, yoksa sadece satın aldığımda ödediğim paraya mı humus lazım gelir? Şöyle ki, alım - satımdaki fiyat farkı arabanın satış yılının kazancından hesaplanarak, onun üzerinden bir yıl geçtikten sonra, ihtiyaçlarda kullanılmadığı takdirde ona humus lazım gelir mi?

C: Eğer arabaya ihtiyacınız olur ve onu kazanç yılında yıllık kazancınızdan alır ve sonra satarak bedeliyle humus yılında ev satın almak gibi bir ihtiyacınızı karşılamak için sarfederseniz arabanın bedelinde humus yoktur. Bِyle değilse, ihtiyaten farz olarak humus yılının sonunda onun satışından elde edilen paranın humusunu vermek üzerinize farzdır. Eğer arabanızı ticari amaçla çalıştırmak için veresiye veya borç para ile almış iseniz ve sonra onun borçlarını kazancınızla öderseniz, sadece onun borçlarına ödemiş olduğunuz miktarının humusunu vermelisiniz. Bِyle değil de, onu kazancınız ile satın almış iseniz, satış günündeki bedelinin tamamının humusunu vermeniz farzdır.

S.899: Sade bir evim vardı. Bazı sebeplerden dolayı başka bir ev almaya karar verdim. Ev alımında eksik kalan parayı tamamlamak ve borçlarımı ödeyebilmek için ticarî amaçla çalıştırdığım arabayı satmak zorunda kaldım. Bankadan ve şehrimizin “Karzulhasene” kurumundan da kredi aldım. Elbette, arabanın satışı humus yılım girmeden önce gerçekleşti; ondan elde edilen para ile borçlarımın bir kısmını kapattım. Acaba bu satıştan elde edilen parada humus var mıdır?

C: Sorudaki takdirde arabanın satış bedelinde humus yoktur.

S.900: İnsanın yıllık kazancı ile kendisinin veya ailesinin ihtiyacını karşılamak amacıyla satın aldığı ev, otomobil ve ihtiyaç olan diğer eşyaları, zaruret ya da daha iyilerini almak amacıyla satacak olursa humus yönünden bunların durumu ne olur?

C: Satılan şeyin bedelini aynı humus yılında ihtiyaç olan şeyde sarfetmiş ise ona humus lazım gelmez. Böyle değil ise yeni humus yılı girdiğinde humusunu ihtiyaten farz olarak vermelidir. Ancak, humusunu verdiğinde geriye kalan miktar gelecek yılın ihtiyacını karşılamazsa üzerine humus farz olmaz.

S.901: Mü'min bir şahıs, özel arabasını yada evini satıp, onlardan alacağı paranın üstünü tamamlayarak daha iyisini almak istiyor. Buradaki humusun hükmü nedir?

C: İhtiyacı olan şeyi satar ve onun satış bedelini aynı humus yılının ihtiyacında kullanırsa onda humus yoktur. Ama, o parayı, yıl sonuna kadar harcamazsa onun humusunu ihtiyaten farz olarak vermelidir. Ancak, elindeki malın humusunu verdiğinde geri kalanı gelecek yılın ihtiyacını karşılamazsa o zaman humusunu vermek üzerine farz değildir.

S.902: Humusu verilmiş maldan ticaret kastı olmaksızın sadece yararlanmak amacıyla ev, araba veya diğer ihtiyaçlarını alır, sonra bir sebepten dolayı satarsa o malların fiyatının yükselmesi yüzünden humus lazım gelir mi?

C: Sorudaki takdirde kıymet yükselmesinden meydana gelen kârda humus yoktur. 

 

DEFİNE, GANİMET VE HARAMLA KARIŞMIŞ HELAL MAL

S.903: Kişilerin kendi sahip oldukları arazilerinde buldukları definenin hükmü nedir?

C: Bulunan şey, ondan önceki arazi sahibine ait olması ihtimali yoksa bulana aittir; elbette eğer yirmi dinar altın veya ikiyüz dirhem gümüş ya da bunlardan birinin değerinde başka bir şey olursa humusunu vermesi üzerine farz olur. Bu hüküm, bulan şahsın bulduğu şeye sahip olmasına bir engel olmadığı takdirdedir; ama, hükümet veya gayrisi ona engel olursa ve bulduğu şeyi zorla ondan alırsa, bulduğu şeyden nisap miktarı kadar ona kaldığı takdirde, sadece kalan miktarın humusunu vermesi üzerine farzdır. Ama ona bir şey kalmazsa zorla alınan şeyin humusunu vermekle yükümlü değildir.

S.904: Bir şahsın emlakında yaklaşık yüz yıl önce yere gömülen bir miktar gümüş para bulunursa, bu define o emlakın sahibi veya alıcısı vb. gibi kanuni varisine mi aittir?

C: Bu da ِnceden açıklanan define hükmündedir.

S.905: Madenlerin humusu hususunda şüphemiz var. Şöyle ki, büyük fakihler tarafından da açıklandığı üzere, çıkarılan madenlerin humusunu vermek farzdır. Devlet tarafından işletilen madenlerde devletin, madenleri müslümanlara harcaması humusun farz oluşunu kaldırmaz. Çünkü; bu madenler bizzat ya hükümete ait bir maldır; ki bu durumda, o madenleri işletmeye kalkışan ve sonra ordan elde edilen gelirleri başkalarına hediye veya tasadduk eden şahıs gibidir. Bu ise humus delillerinin alanına giriyor. Çünkü bu delilleri sınırlandırmaya dâir delil yoktur. Veya hükümet, milletin vekili olarak madenleri işletiyor. Bu durumda diğer vekaletlerde olduğu gibi vekil edene humus farzdır. Ya da hükümet halkın velisi olarak madenleri işletiyor. Herhalukârda madenleri humusla ilgili delillerin genel ifadesinin kapsamından çıkarmaya bir delil yoktur. Öte yandan madenler kazanç gibi de olmadıkları için yıllık gider ondan çıkarılmaz. Bu husustaki görüşünüz nedir?

C: Madenlerde, humusun farz olma şartlarından biri, onu bir kişi veya birkaç ortağın işletmesi ve ortaklardan her birinin özel malı olan payı, nisap miktarına ulaşmasıdır; bu şartlarda humus farz olur. Fakat; hükümetin işlettiği madenler, şahıs veya şahısların özel mülkü olmadığı için onlarda humusun farz olma şartı yoktur. Bu durumda, hükümetin üzerine humusun farz olması söz konusu değildir. Buna binaen, bu madenlerde humusun farz olmayışı bir istisna değildir. Evet, ِzel madenleri işleten şahıs ve ortakların her birinin payı, işletme ve tasfiye masrafları çıkarıldıktan sonra nisaba ulaşırsa humus farz olur; nisab miktarı, altında yirmi dinar, gümüşte ikiyüz dirhem veya bunlardan birinin değerindeki bir şeydir.

S.906: Bir insanın malına haram mal karışsa, bu malın hükmü nedir? Ve nasıl temizlenir? Eğer malına haram karışıp karışmadığını bilmezse ne yapmalıdır?

C: Malında haram malın olduğunu bilirse fakat, onun miktarını kesin olarak bilemezse ve sahibini de tanımazsa onu temizlemenin yolu humusunu vermektir. Ama, malına haramın karışıp, karışmadığında şüphe ederse bir şey vermesi farz olmaz.

S.907: Hicri-kameri yılı girmeden önce birisine bir miktar borç verdim. Borç alan şahıs onu çalıştırmak istiyor; kârında ise ortak olacağız. Şimdi o mal benim elimde değil ve humusunu da vermemişim bu hususta görüşünüz nedir?

C: Şimdilik borç verdiğiniz malın humusunu vermeniz farz değil. Fakat, onu teslim aldığınız vakit farz olur. Ama, borç verdiğiniz malın çalıştırılmasından elde edilen kazançta sizin hakkınız yoktur. Eğer ondan bir şey talep ederseniz bu faiz olur ve haramdır. Onu, kâr ve zarar ortaklığı kasdıyle vermişseniz anlaşmaya göre kazancına ortak olursunuz ve sermayenin humusunu vermeniz farz olur.

S.908: Ben bankada memur olarak çalışıyorum. Bankada, yaptığım iş gereği beşyüzbin tümen uzun vaadeli kâr ve zarar ortaklığı hesabıma yatırmam gerekti; bu para dört yıldan bu yana aynı hesaptadır. Her ayda kâr ortaklığı payımı alıyorum. Bu parada humus var mıdır?

C: Bu parayı çekmek ve teslim almak imkanı olmadığı sürece, onun humusunu vermeniz farz değildir.

S.909: Bankadan bir belge almadan, kişinin kendi hesabına teminat olarak yatırdığı paraya humus lazım gelir mi?

C: Bankaya yatırılan para, kazancından olursa ve humus senesinin girişinde o meblağı bankadan çekme imkanı varsa sene başında paranın humusunu vermesi farzdır.

S.910: Kiracının, mülk sahibine teminat adıyla borç olarak verdiği paranın humusu kiracıya mı farzdır, mülk sahibine mi?

C: Eğer verilen para kiracının kazancından olursa, söz konusu para kiracıya iade olduktan sonra onda humus farz olur. Mülk sahibi bu parayı borç olarak almışsa üzerine humus farz olmaz.

S.911: Eğer, hükümet, memurların maaşını bir kaç sene geciktirerek verirse, memurlar bu parayı aldıklarında o senenin kazancından hesap ederek humus senesinin başında humusunu vermeleri mi gerekir? Yoksa bu paranın humusu yok mudur?

C: Teslim alınan bu para o senenin kazancından sayılır. O senenin ihtiyacından fazla kalan miktarında humus farzdır. 

 

YILLIK GİDER (İHTİYAÇ)

S.912: Belirli zamanlarda yararlandığı özel bir kütüphanesi olan bir kimse bir kaç sene bu kütüphaneden yararlanmazsa, gelecekte yararlanma ihtimali olduğunu göz önünde bulundurarak istifade edilmeyen müddet süresinde kitaplara humus lazım gelir mi? Bu kütüphanenin şahsa, babasından intikal etmiş olması veya kendisinin satın almış olması humus açısından fark eder mi?

C: Kütüphane, ِrfen toplumsal durumuna uygun ِlçüde olur ve ileride ondan istifade etmeğe ihtiyacı olursa bir süre istifade etmese dahi, onlarda humus yoktur.

S.913: Kişinin, hanımı için aldığı altına humus lazım gelir mi?

C: Onun toplumsal durumuna uygun miktarda olursa humus lazım gelmez.

S.914: Devletler arası kitap fuarında, kitap almak için önceden para yatırılıyor; ama, kitaplar bir süre sonra teslim alınıyor. Bu süre zarfında o paraya humus lazım gelir mi?

C: Sipariş verilen kitaplar, örfen o şahsın toplumsal durumuna uygun olur, bunlara ihtiyaç duyar ve temini de ِnceden satış bedelini vermeye bağlı olursa onda humus yoktur.

S.915: Kalabalık bir ailesi olan kimse, ihtiyacı gereği durumuna uygun olarak ikinci bir arsası olursa, humus senesinin içinde o arsada bina yapmaya durumu müsait de olmazsa veya binası bir senede bitmezse, acaba onda humus var mıdır?

C: İhtiyaç duyduğu bir veya birden fazla evinin olması veya ihtiyaç duyduğu evi yaptırmak için bir veya birden fazla arsasının olması humusun ona farz olmayışı hükmünü değiştirmez. Ölçü, onun toplumsal durumu gereği bunlara ihtiyaç duyması ve malî durumunun bunu tedrici olarak yapmasını gerektirmesidir.

S.916: Evde bulunan mutfak takımlarından sadece bir kısmının kullanılması bunlara humus lazım gelmemesi için yeterli midir?

C: Evin eşyalarında humusun olmamasında ölçü, sene boyunca onları kullanmasa dahi toplumsal durumu gereği onlara ihtiyaç duyduğunun söylenilmesidir.

S.917: Evdeki mutfak eşyalarını ve halıyı bir yıl boyunca kullanmazsa, ama bu eşyaları bulundurmaya misafirleri için ihtiyaç duyarsa bu eşyalarda humus farz olur mu?

C: Bu eşyalarda humus farz değildir.

S.918: Eğer bir bölgede, genelde kız tarafının verdiği çeyiz eşyalarını hazırlamak damat ailesinin görevi sayılırsa ve bu eşyalar damat ailesi tarafından tedricen alınıp hazırlanıyorsa ve böylece üzerinden bir yıl geçiyorsa bu eşyaların humus yönünden hükmü nedir? Bu hususta İmam Humeyni'nin, “kız ailesinin hazırladığı çeyiz” konusundaki fetvasını da hatırlatmak istiyoruz.

C: Gelecekte kullanmak için ev eşyalarını temin etmek halk nezdinde ihtiyaçtan sayılır ve bunları temin etmek için tedrici olarak almaktan başka bir yol olmazsa onda humus yoktur.

S.919: Acaba; bir takım kitabın sadece bir cildinden yararlanmak, o kitapların hepsinden humusu kaldırır mı? Yoksa, hepsinden humusun kalkması için her ciltten örneğin, bir sayfa okunması mı gerekir?

C: Eğer, kitap takımının tümüne ihtiyaç duyması söz konusu olursa veya gerekli olan cildi elde edebilmesi hepsini almaya bağlı olursa onda humus yoktur. Aksi takdirde; şimdilik onun ihtiyacının dışında olan ciltlerin humusunu vermesi farzdır, her ciltten yalnız bir sayfa okumak da humusu kaldırmaz.

S.920: Sene içinde kazançtan alınan ve daha sonra sigorta kurumu tarafından bedeli ödenen ilaçlar -eğer humus senesinin başına kadar bozulmadan kalırsa- bunlara humus farz olur mu?

C: İhtiyaç olduğunda kullanmak için alınan ve ihtiyaç duyulması mümkün olan ilaçlar için aynı durum bâki ise onlarda humus yoktur.

S.921: Oturacak bir evi olmayan ve ev satın almak için gelirinden bir kısmını biriktiren kimsenin biriktirdiği o meblağa humus lazım gelir mi?

C: Senenin kazancından ilerde ihtiyaç duyacağı bir şeyi temin etmek için bile olsa biriktirdiği şeyin üzerinden humus yılı geçerse, onun humusunu vermek farz olur.

S.922: Eşim, malzemelerinin bir kısmı borç parayla temin edilen bir halı dokumaktadır. Şimdi halının bir kısmı dokunmuştur. Bu arada humus senesi de geçmektedir. Acaba, halının dokunması bitirilip satıldıktan sonra önceki humus yılı içerisinde dokunan miktarın humusunu vermek farz mıdır? Ayrıca, satış bedelini de evin ihtiyaçlarına kullanmak istiyorum. Sermayenin hükmü nedir?

C: Halının satış bedelinden sermayenin borç olan miktarını çıktıktan sonra geriye kalan satış bedeli, satış senesinin kazancından sayılır. Bu para, dokumanın tamamlandığı ve satıldığı sene, geçim masrafları için sarf edilmişse onda humus yoktur.

S.923: ـç katlı bir binanın sahibiyim. Her katta iki oda bulunmaktadır. Bir katında ben, diğer iki katında da çocuklarım oturmakta. Acaba, hayattayken veya ölümümden sonra bu binaya humus lazım gelir mi? Lazım geldiği takdirde ölümümden sonra varislere onu ödemelerini vasiyet edeyim?

C: Sorudaki takdirde, o binada humus yoktur.

S.924: Kullanmakta olduğumuz ev eşyalarının humusu nasıl hesaplanır?

C: Kullanmakla asılları yok olmayan eşyalarda humus yoktur. Ama, pirinç, yağ ve bunun gibi günlük tüketilen ihtiyaç maddelerinden olan eşyalar sene başına kadar fazla kalırsa, kalan miktarında humus vardır.

S.925: Bir miktar arsası olan ve barınacak bir evi olmayan bir kimse bina yapmak için başka bir arsa satın alıyor ve yeterli parası olmadığından ev yaptıramıyor; onun üzerinden humus yılı geçerse ona humus lazım gelir mi? Lazım geldiği takdirde, alış fiyatının humusunu vermesi kifayet eder mi; yoksa arsanın humusunu, şimdiki fiyatı üzerinden mi hesaplamalıdır?

C: Ev yapımına ihtiyaç duyduğu senenin kazancından almışsa onda humus yoktur.

S.926: Bir ِnceki soruda, eğer bina yapmaya başlamış ve bitmeden onun üzerinden humus senesi geçerse acaba, inşaat malzemelerine sarf ettiği paranın humusu onun üzerine farz mıdır?

C: Sorudaki takdirde, onun üzerine humus farz olmaz.

S.927: Evinin birinci katında oturan kimse şimdilik ihtiyacı olmadığı halde ilerde çocuklarının oturması için oturduğu evin üzerine bir kat daha eklerse ikinci kata sarfettiği paraya humus lazım gelir mi?

C: Eğer çocuklarının geleceği için yapmış olduğu evinin ikinci katı fiilen onun toplumsal durumuna uygun ihtiyaçlarından sayılırsa ona sarfettiği şeye humus lazım gelmez.

S.928: Senesinin ihtiyacından olan şeye humus gelmez diyorsunuz. Oturacağı evi olmayan bir şahsın arsası olur ve yaptıramadığı için bu arsa bir yıldan fazla elinde kalırsa, bu arsa onun ihtiyaçlarından sayılmaz mı?

C: Eğer arsa, ihtiyaç duyulan evin yapımı için olursa, ihtiyacından sayıldığı için humusunu vermesi farz olmaz. Ama; kastı, onu satarak satış bedelini ev yapımında sarfetmek olursa ve onu yıllık kazancından almışsa o zaman humusunu vermesi farzdır.

S.929: Humus yılım, 23 Ağustos'ta başlıyor. Normalde her yıl Haziran ayında okulların ve üniversitelerin sınavları başladığından, üzerinden altı ay geçtikten sonra bizim fazla mesai ücretimizi veriyorlar. Humus senesi girmeden ِnce hak ettiğim bu fazla mesai ücretini humus senesi bittikten sonra alırsam ona humus lazım gelir mi?

C: Alınan ücret, çalışma yılının değil, teslim alınan yılın kazancından sayılır; eğer alınan yılda ihtiyaç için sarfedilirse onda humus yoktur.

S.930: Bazen bize (kooperatif şirketlerince) pazar fiatından daha ucuza buzdolabı gibi ev eşyaları satılıyor. Gelecekteki fiyatlarının, şimdiki fiatların çok üzerinde olacağı düşüncesiyle evlilik için lazım olan bu eşyaları şimdiden alıyoruz; acaba, evde kullanılmadan bekletilen bu eşyalara humus lazım gelir mi?

C: Gelecekte yararlanmak üzere bu eşyaları kazançtan almışsanız ve alış senesinde ihtiyacınız söz konusu değilse, yıl sonundaki normal fiyatı üzerinden humusunu vermeniz farzdır. Fakat, onları ihtiyaç zamanı bir arada almak mümkün olmadığı için tedricen almak yöresel olarak adet olsa, toplumsal durumuna uygun olması halinde ihtiyaçtan sayılır ve o zaman onlara humus lazım gelmez.

S.931: Hayır işler için medreselere, afetzedelere, Filistin ve Bosna Hersek gibi yerlere yaptığımız infaklar, senenin ihtiyacından sayılır mı? Bu hayırları yapmadan önce humuslarını vermek farz mıdır? Yoksa esasen bunlarda humus yok mudur?

C: Bu infaklar, o senenin ihtiyacından sayılır ve onlarda humus yoktur.

S.932: Halı almak için geçen yıl bir miktar para biriktirdik. Geçen senenin sonlarına doğru bir halıcıya müracaat ederek isteğimize uygun bir halı siparişi verdik. Bu iş yeni yılın ikinci ayına kadar devam etti. Humus yılımın başı, yılın birinci ayı olduğunu göz önünde bulundurarak acaba, bu parada humus var mıdır?

C: Biriktirilmiş para humus yılının başına kadar ihtiyaç olan halının alımında kullanılmamışsa onda humus farzdır.

S.933: Özel okul kurma alanında çalışmak için kurulan bir şirketin yöneticileri, ortakların az olan sermayelerinden yararlanmanın yanısıra, diğer harcamaları karşılamak amacıyla bankadan borç almaya ve sermayeyi artırmak ve borçları ödemek için ortaklardan her ay belirli miktarda aidat almaya karar almıştır. Bu şirket şimdiye kadar kâr aşamasına geçmemiştir. Acaba, ortakların aylık olarak ödenen aidatlarına ve ana sermayenin tamamına humus lazım gelir mi?

C: Ortakların, şirketin ana sermayesine katkıda bulunmak için verdikleri aidatın ve okul tesisinde kullanmak üzere şirkete verdikleri ortaklık hissesinin humusunu vermeleri farzdır. Şirketin ana sermayesini oluşturan ortakların ödediği paraların humusu verildikten sonra, şirketin ana sermayesinin yekününde humus yoktur.

S.934: اalışmakta olduğum yer, bir kaç seneden beridir bana bir miktar para borçludur. Şimdiye kadar da bu para bana ödenmemiştir. Acaba, bu parayı aldığımda ona humus lazım gelir mi? Veya humusun lazım gelmesi için o paranın üzerinden bir sene geçmesi gerekir mi?

C: Parayı humus senesinde almak mümkün değilse, o para alış senesinin kazancından sayılır. Eğer alış senesi içinde ihtiyaçta kullanılırsa onda humus yoktur.

S.935: Acaba, humusun taalluk etmemesinin ِlçüsü, ihtiyaç olduğu için senenin kazancından elde edilen malların, sene boyunca kullanılması mıdır? Yoksa ihtiyaca binaen alınması mı; gerçi yıl boyunca hiç kullanılmazsa bile?

C: Elbise ve sergiler gibi kullanmakla aslı yok olmayan eşyalarda humusun farz olmamasında ölçü, onlara ihtiyaç duyulmasıdır. Ama, pirinç ve zeytin gibi günlük tüketilen mallarda ise ölçü tüketimdir. Bu gibi maddeler ihtiyaç senesinden fazla kalırsa onda humus farzdır.

S.936: Bir şahıs, ailesinin rahatlığı ve ihtiyaçlarını gidermek için sene içinde kazançtan elde edilen humusu verilmemiş maldan araba almak isterse o malın humusunu vermesi farz mı? Eğer söz konusu arabayı mesleği ile ilgili işlerde veya her iki alanda kullanmak için alırsa acaba o malda humus farz olur mu?

C: Aldığı araba, mesleği ile ilgili işler için olursa, onun hükmü meslek aletleri hükmündedir ve meslek aletlerinde de humus farzdır. Ama; örfen onun toplumsal durumuna uygun olma şartiyle şahsî hayat ihtiyaçlarını gidermek için olursa onda humus yoktur. 

 

ANLAŞMA, EL DEĞİŞTİRME VE HUMUSUN BAŞKA MALLARA KARIŞMASI

S.937: ـzerine farz olan humusu şimdiye kadar ödemeyen ve şimdi ise ödemeleri zor veya imkansız olan kimselerin humusla ilgili hükmü nedir?

C: Farz olan humusun ِdemesinin zor oluşu, humusu onların üzerinden kaldırmaz; humus yetkilisi veya onun vekiliyle anlaşarak humuslarını borca çevirmek ve kendi imkanları dahilinde zaman ve miktar yönünden bu borçlarını taksitle ödemeye çalışmakla da olsa humusu ödemelidirler.

S.938: Bir iş yerim, bir de taksitli borçla aldığım evim vardır. Şer-i vazifemi yerine getirmek için, kendime humus yılı tayin ettim. Ailemin oturduğu adı geçen evin humusunu bağışlamanızı rica ediyorum. Ama işyerinin humusunu taksitle ödeme imkanım var.

C: Bu durumda, oturmakta olduğunuz ev için humus yoktur. Ama işyeringin humusunu ise, bu konuda izinli vekillerimizden biriyle humusunuzu borca çevirmek hususunda anlaştıktan sonra tedricen bile olsa vermeniz farzdır.

S.939: Yurt dışında bulunan humus vermemiş bir insan, humusu verilmemiş parayla bir ev satın almıştı; şimdi ise önceden farz olan humusunu verecek kadar parası yoktur. Ama, her yıl o humus borcunu ödemek amacıyla o yılın humusundan bir miktar fazla veriyor; bu doğru mudur?

C: Bu durumda, ِnceden farz olan humusunu borca çevirmek üzere humus yetkilisiyle anlaştıktan sonra bu borcunu tedricen ِdemeye başlaması farzdır. Şimdiye kadar verdiğini ise geçerli kabul ediyorum.

S.940: Bir kaç yılın kazancının humusunu ödemesi farz olduğu halde şimdiye kadar humus olarak bir şey ödememiş olan kimse, üzerine farz olan humusun miktarını hatırlamazsa humus mükellefiyetinden nasıl kurtulabilir?

C: ـzerine humus lazım gelen malların hepsini hesap ederek humusunu vermesi farzdır. Verip, vermediğinden şüphe ettiği humuslarda ise, humus yetkilisi veya vekili ile anlaşması yeterlidir.

S.941: Ben ailemle birlikte yaşayan bir gencim. Babam, üzerine farz olan humus ve zekâtı ödemiyor. Hatta faizli malla ev yaptırmıştır; bu evde yediğim yemeğin haram olduğu açıktır. İmkanım olmadığı için de evden ayrılamıyorum. Bu konuda sorumluluğum nedir?

C: Babanızın, malının faizle karışmış olduğunu ve farz olan humus ve zekâtı ödemediğini bilmeniz kullanmakta olduğunuz malların haram olmasını gerektirmez; bu hususta kesin bilginiz olmadığı takdirde onlardan istifade etmeniz haram değil. Ama eğer, kullandığınız malın haram olduğunu kesin olarak biliyorsanız onu kullanmanız câiz değildir. Ancak; ailenizden ayrılmanız ve onlarla yaşamamanız sizin için çok çetin olursa, bu durumda onlarla yaşamanız ve mallarından yararlanmanız câizdir. Ama, yararlandığınız mallardaki humus, zekât veya başkasının malının kefaleti sizin üzerinizedir.

S.942: Babam humus ve zekât vermiyor. Bu konuda kendisini uyardım. Ama o, “biz fakiriz ve bu nedenle humus ve zekât bize farz olmaz” diye cevap verdi. Bu meselede hüküm nedir?

C: Eğer onun zekât ve humusun çıkarılmasını gerektirecek kadar malı yoksa, üzerine humus ve zekât farz olmaz ve sizin bu konuyu araştırmanız farz değildir.

S.943: Birlikte çalıştığımız şahıslar humus vermiyorlar ve kendilerine humus yılı da belirlememişlerdir. Onlarla alış-veriş yapmamızın, çalışmamızın, yemek yememizin v

S. hükmü nedir?

C: Alış-veriş için onlardan aldığınız mallarda veya onlara gittiğinizde yararlandığınız şeylerde humus olduğunu bilirseniz onlardan istifade etmeniz câiz olmaz. Onlardan, alış-veriş ile aldığınız malın humus miktarında muameleniz fuzuli olur ve bu miktarda, humus yetkilisinin veya vekilinin iznini almanız gerekir. Ancak, onlarla muaşereti, mallarından yararlanmayı terketmek ve ikramlarını kabul etmemek çok çetin olursa onların mallarından yararlanmanız câizdir. Fakat; bu durumda onların mallarından tasarruf ettiğiniz miktarın humusunun kefaleti sizin üzerinizedir.

S.944: Ev alım ve yapımı için kazançtan biriktirilen paranın humusunun çıkarılması farz mıdır?

C: Humus yılı girdiğinde, malının humusunu çıkarması mükellefe farzdır.

S.945: Humusu çıkarılmamış maldan, camiye yardımda bulunan kimseden bu malı almak câiz midir?

C: Eğer, yardım olarak verilen malda humus olduğu kesin olarak bilinirse alınması câiz değildir. Eğer alınırsa mala humus taalluk eden miktarında, humus yetkilisi veya vekiline müracaat edilmesi farzdır.

S.946: Dinî gِrevlerini yerine getirmeyen ve ِzellikle namaz kılmayan ve humus vermeyen müslümanlarla muaşeret etmenin hükmü nedir? Acaba, dini görevleri yerine getirmedikleri için onların evlerinde yemek yemek sakıncalı mı? Eğer sakıncalı ise, bir kaç kez onların evinde yemek yiyen kimsenin hükmü nedir?

C: Onlarla muaşeret etmek, dinî görevleri terketmelerini desteklemeği gerektirmezse bir mahzuru yoktur. Fakat; muaşereti terketme, onları dinî vazifelerini yerine getirmeğe yönlendirmek hususunda etkili olursa bu durumda, "marufu emretmek ve münkerden nehyetmek" için geçici olarak muaşereti terketmek farzdır. Ama, yemek ve benzeri mallarına humus taalluk ettiğini bilmezse onlardan istifade etmenin bir mahzuru yoktur. Aksi takdirde humus yetkilisinin izni olmaksızın istifade edilmesi câiz değildir.

S.947: Arkadaşım, çoğu kez beni yemeğe davet ediyor. Ama, son zamanlarda eşinin humus vermediğini öğrendim. Acaba, humus vermeyen kişinin yemeğini yemem câiz midir?

C: Size getirilen yemeğin humuslu olduğunu bilmedikçe, onların yemeğini yemenizin bir sakınca yoktur.

S.948: Humusunu ِdemek için ilk defa mallarını hesaplamak isteyen kimse oturmak için aldığı evi, hangi parayla aldığını bilmezse veya bir kaç yıl boyunca biriktirilmiş bir parayla aldığını bilirse, humus yönünden hükmü nedir?

C: Eğer hangi parayla aldığını bilmezse, ihtiyaten farz olarak evin humus konusunda humus yetkilisi ile anlaşmalıdır. Ama, evi humus taalluk etmiş bir malla almış ise şimdiki değeri üzerinden onun humusunu vermesi farzdır. Fakat; evi borç olarak almış ve daha sonra borcunu humusu verilmeyen parayla ِdemişse, borcunu ödemek için verdiği paranın humusunu vermesi farzdır.

S.949: Şehirlerin birinde, halktan bir miktar humus alan bir alim bu parayı size veya büronuza şahsen nakletmesi zor olduğundan banka havalesi ile gِnderebilir mi? Şu da bellidir ki, bankadan teslim alınan para o şehirde yatırılan paranın aynısı değildir.

C: Humus ve diğer şer'î hakların banka kanalıyla iletilmesinde sakınca yoktur.

S.950: Humusu verilmemiş parayla alınan arazide namaz kılmak câiz midir?

C: Eğer arazi, bizzat humusu verilmeyen mal ile alınırsa bu muamele humus miktarında fuzulidir ve geçerliliği humus yetkilisinin iznine bağlıdır; humus yetkilisi izin vermediği sürece orada namaz kılmak câiz değildir.

S.951: Müşteri, satın aldığı malın humusunun ödenmediğini bilirse, bu malı kullanması câiz midir?

C: Satın alınan malda humus olduğu takdirde, satılmış malın humus miktarında alış-veriş fuzulidir ve -muamelenin bu miktarda- geçerliliği humus yetkilisinin iznine bağlıdır.

S.952: Kendisiyle alış-veriş yapan müşterinin, parasının humusunu verip vermediğini bilmeyen esnafın o paranın humusunu vermesi farz mıdır?

C: Müşterinin ödediği parada humus olduğunu bilmiyorsa, esnafın üzerine bir şey gelmez. Bunu araştırması da farz değildir.

S.953: Kâr amacıyla üretim alanındaki bir işe yüz milyon yatırım yapan ortaklardan biri humusunu vermiyorsa, diğer ortakların onunla ortak olmaları sahih midir? Humus vermeyen şahıstan borç para alıp onu işletebilirler mi? Ortakları çok olan işte, her ortak kendi kazanç payının humusunu vermekle mi sorumludur, yoksa bütün ortaklar tarafından şirket mi humusu vermelidir?

C: Malına humus lazım gelen ve onu vermeyen kişiyle humus miktarındaki ortaklık fuzulidir. O miktarda humus yetkilisine müracaat etmek gereklidir. Ortak sermayede, bazı ortakların hissesinin humusu verilmemiş olursa o sermayede tasarruf câiz değildir. Ortakların, ortak gelirden aldıkları hisseler yıllık giderlerinden fazla gelirse, onun humusunu vermeye mükelleftirler.

S.954: Ortaklarım humus vermedikleri takdirde vazifem nedir?

C: Ortak malda tasarruflarının helal olması için, ortakların her biri hissesine taalluk eden şer-î hakları vermeleri farzdır. Eğer, diğer ortaklar bunu ödemiyorlarsa ve şirketten ayrılmanız çetin olursa bu takdirde ortaklığa devam etmenize müsade ediyorum.

S.955: 1989 yılında eğitim dâiresinde çalışanlar için kooparatif şirketi kuruldu. Şirketin ilk sermayesini eğitim dâiresinde çalışanların yüz tümenlik hisseleri oluşturmaktadır. Ortaklığın başlangıcında ana sermaye çok azdı. Ama, şimdi üyelerin sayılarının artmasıyla, ortak sermaye onsekiz milyona yükseldi; ayrıca şirket bir takım araçlara da sahiptir. Şirketin getirdiği kazanç, ortakların hissesi oranında paylaşılıyor ve ortaklardan her birisi isterse kendi payını çekerek ayrılabiliyor. Şimdiye kadar sermaye ve kazancın humusu verilmemiştir. Kurumun sorumlu yöneticisi olarak, sermaye ve kazanca lazım gelen humusu hesaplayarak ِdemem câiz midir? Bu hususta ortaklardan izin almam gerekir mi?

C: Şirketin ana sermayesi ve kazancının humusunu vermek, hisseleri oranında ortakların kendilerine farzdır. Fakat; şirket yöneticisinin bunu üstlenmesi üyelerin iznine veya vekalet vermelerine bağlıdır.

S.956: Bir grup, kendi aralarında ihtiyaç zamanlarında birbirlerine borç vermek için Karzulhasene kurumu kurmuşlar. Bütün üyeler kurum kurulurken ödedikleri para dışında, ana sermayeyi artırmak için her ay ödenmek üzere belirli bir aidat vermekle yükümlüdürler. Kurumda toplanan sermaye, sürekli borç olarak üyelerin yanında bulunduğundan, bu paranın humusunun nasıl ödenmesi gerektiğini, açıklamanızı istirham ederiz.

C: Ortaklık hissesini, humus yılı geçtikten sonra kazancından vermek istiyorsa, ilk önce onun humusunu vermesi farzdır. Ama, ortaklık hissesini yıllık kazancı esnasında vermişse ve onu geri alması mümkünse sene sonunda humusunu vermesi farzdır; sene sonunda alamıyorsa geri alabilinceye kadar humusunu vermesi farz değildir.

S.957: Acaba “Karzulhasene” kurumu için tüzel kişilik var mıdır? Eğer varsa, o tüzel kişiliğin kazancına humus gelir mi? O tüzel kişiliğe sahip değilse, onun humus mükellefiyetinin durumu nedir?

C: Kurumun ana sermayesi ortaklık sebebiyle üyelerin olursa; elde edilen kazanç üyelerin her birinin şahsî malı sayılır ve mallarının humusunu vermeleri herkesin kendi üzerine farz olur. Fakat, kurumun ana sermayesi, şahıs veya şahısların değil de, umumî vakıftan veya benzeri mallardan olursa, ondan elde edilen kazançta humus yoktur.

S.958: Mü'minlerden oniki kişilik bir grup anlaşıp, her ay örneğin; yirmişer dinar ödeyerek her ay toplanan para kendi şahsî masraflarında kullanması için bir şahsa veriliyor. Son sırada yeralan şahıs -bu parayı- oniki ay sonra alıyor. Sonuncu şahıs gerçekte bu müddet içerisinde her ay ödediği miktarın toplamı olan ikiyüzkırk dinarını geri alıyor. Acaba bu para onun ihtiyacından sayılır mı, yoksa ona humus lazım gelir mi? Eğer bu şahsın humus yılının belirli bir zamanı olursa ve aldığı paradan bir kısmı senenin sonuna kadar yanında kalırsa, alınan bu miktar paranın humusundan kurtulmak için müstakil bir süre tayin edebilir mi?

C: Verdiği miktar senelik gelirinden olursa ve ondan aldığı parayı aynı senenin geçiminde sarfederse onda humus yoktur. Eğer, verdiği para, önceki senenin gelirinden olursa, aldığı miktarın humusunu vermelidir. Eğer, iki senenin gelirinden olursa; her sene kendi hükmüne tabidir. Senenin gelirinden aldığı miktar, aynı senenin ihtiyacından fazla olursa humusunu vermemek için özel bir humus vakti tayin etmeye hakkı yoktur. Yıllık gelirinin hepsi için bir humus senesi tayin etmesi ve bu senenin gelirlerinden ihtiyaçtan fazla kalan miktarın humusunu vermesi farzdır.

S.959: Depozitli bir ev kiraladım. Acaba; depozit olarak verilen paranın üzerinden bir sene geçtikten sonra bu paranın humusunu vermem farz olur mu?

C: Kazancınızdan olursa ev sahibinden geri aldığınızda humusunu vermelisiniz.

S.960: Birtakım bayındırlık işleri için çok miktarda paraya ihtiyacımız vardır. Bu parayı birden vermemiz zor olduğu için bu işe ait ortaklaşa bir sandık kurduk, her ay bu sandığa bir miktar para yatırarak biriktiriyoruz. Gerekli sermayeyi topladıktan sonra işe başlayacağız; acaba, sandıkta biriktirdiğimiz bu parada humus var mıdır?

C: Herkesin yatırdığı para, inşaatta kullanıncaya kadar kendi mülkiyetinde kalır ve humus yılı yetiştiğinde onu sandıktan alabiliyorsa herkese kendi malının humusunu vermesi farz olur.

S.961: Bir kaç yıl önce malımı hesapladım ve kendim için humus yılı belirledim. O zaman benim humusu verilmiş 98 koyunum, bir miktar nakit param ve bir de motorsikletim vardı. Bir kaç yıl önce koyunlarımdan bir kısmını sattım ve bu vesileyle nakit param arttı. Şimdi 60 koyunum ve bir miktar da nakit param var; bu durumda, malımın tümüne mi humus lazım gelir, yoksa sadece artan miktarına mı?

C: Şimdiki koyunlarınızın değeriyle mevcut paranız, o zamanki humusunu verdiğiniz 98 koyununuzun değeriyle nakit paranızdan fazla olursa, sadece artan miktarda humus farz olur.

S.962: Humusunu vermesi gereken malı (arsası veya evi) olan kimse o malın humusunu yıllık gelirinden verebilir mi, yoksa o malının humusunu gelirinden vermek için önce yıllık gelirinin humusunu vermesi mi gerekiyor?

C: ـzerine farz olan malın humusunu yıllık gelirinden vermek isterse, yıllık gelirinin de humusunu vermelidir.

S.963: Bazı şehitlerin malik oldukları ziraat yeri, sanat vb. şeylerde olan gelirlerini veya Şehit Kurumu'nun şehit çocukları için verdiği aylıkları biriktiriyoruz. Bazen bunların bir bölümü onların zaruri ihtiyaçlarını karşılamak için harcanıyor. Bu biriktirilmiş paralarda ve aylıklarda humus var mıdır, yoksa humusun verilmesi onlar büyüyünceye kadar geciktirilmesi mi gerekiyor?

C: Aziz şehid evladlarına babalarından miras olarak geçen veya şehid kurumundan verilen mallarda humus yoktur. Ama, miras aldıkları veya şehid kurumunun hediye olarak verdiği malın kârına gelince; eğer şer'î bulûğ çağına erişinceye kadar o mal onların malı olarak kalırsa mükellefiyete ulaştıklarında onlardan her birine kârının humusunu vermesi ihtiyaten farzdır.

S.964: Ticaret amacıyla kullanılan mallarda humus var mıdır?

C: Sermaye yıllık gelirden olursa humusu farzdır; ancak, kâr etmek için sermayeden harcanan ambar, nakliye, kantar, dellal parası vb. gibi şeyler ticaretin kârından istisna edilir ve onlarda humus yoktur.

S.965: Sermaye ve ondan elde edilen kârda humus var mıdır?

C: Sermaye, aylık maaş gibi bir nevi kazançla elde edilen gelirlerden oluşursa onda humus farzdır. O sermayeyle yapılan ticaretin kârının yıllık giderlerden artan miktarında da humus vardır.

S.966: Nisab haddine ulaşmış sikkesi olan kimse, zekâtına ilaveten onun humusunu da vermesi farz mıdır?

C: Yıllık gelirden sayılırsa humusun farz olmasında diğer gelirlerin hükmündedir.

S.967: Ben ve eşim eğitim bakanlığı görevlilerindeniz. Eşim aylığını bana hediye ediyor. Benim meslek arkadaşlarımla üyesi olduğum ziraat şitketinde hissem var. Ancak, şirkete verdiğim paranın benim mi, eşimin mi aylığından olduğunu bilmiyorum; ancak, humus yılına kadar eşimin aylığından biriktirdiğim para, yıllık aldığı paradan azdır; acaba bu parada humus farz mıdır?

C: Biriktirilen paranın sizin aylığınızdan olan miktarında humus farzdır. Ancak, eşiniz tarafından size hediye edilen ve yine sizin aylığınızdan mı, yoksa eşinizin size verdiği hediyeden mi olduğunda şüphe ettiğiniz paranın humusunu vermeniz farz değildir; ancak, onun da humusunu vermeniz veya humusunu bir miktar parayla musalaha etmeniz ihtiyaten müstehaptır.

S.968: İki yıl karzulhasene olarak bankada kalan parada humus farz mıdır?

C: Yıllık gelirden biriktirilen miktarın bir defa humusu verilmelidir ve karzulhasene olarak bankada biriktirilmesi humusun kalkmasını gerektirmez; ancak borçlulardan alınmadığı sürece humusunu vermek farz değildir.

S.969: Bir miktar para biriktirmek için kendi harcamalarında veya tekeffülünde olan ailesi için yaptığı harcamalarda tasarruf ederek para biriktiren veya bir sorununu çözmek için borç alan kimsenin biriktirdiği veya borç aldığı para humus yılına kadar kalırsa onun humusunu vermesi farz olur mu?

C: Biriktirdiği mal humus yılına kadar kalırsa onda humus farz olur; ancak, borç aldığı paranın humusunu vermesi farz değildir; ancak aldığı borcun taksitlerini yıllık gelirinden verirse ve humus yılı ulaştığında borç aldığı para harcanmadan kalırsa humusunu vermesi farzdır.

S.970: Bir kaç yıl önce inşaat yaptırmak için bir arsa aldım. Orada bir ev yaptırmak amacıyla günlük harcamalarımdan bir miktarını tasarruf ederek biriktirirsem şu an kirada oturduğum dikkate alınarak yıl sonunda biriktirdiğim bu paranın humusunu vermek farz olur mu?

C: Yıllık gelirinizin bir miktarını biriktirirseniz ve humus yılınız gelinceye kadar öylece kalırsa onun humusunu vermeniz farz olur; ancak eğer humus yılınız gelmeden önce onunla inşaat için gerekli olan malzemeleri alırsanız onda humus farz olmaz.

S.971: Evlenmek için biraz para elde etmek amacıyla sermayemin bir bِlümünü ticaret için birine verdim; şimdi benim paraya ihtiyacım var; ünivetsite öğrencisi olmam dikkate alınarak humus meselesi hususunda musalaha etmem mümkün müdür?

C: Bu para yıllık gelirinizden olur ve humus yılınıza kadar da kalırsa, humusunu vermeniz üzerinize farz olur ve humusu verilmesi belli olan şey üzerinde musalaha yapılmaz.

S.972: Geçen yıl Hac Kurumu benden hac kafileleri için gerekli olan bir takım şeyler satın aldı ve bu yaz mevsiminde sattığım eşyaların bedelini aldım (213 bin tümen) ve geçen sene de 80 bin tümen almıştım; kendime humus yılı belirlemişim ve her yıl giderlerimden artan miktarın humusunu veriyorum. Şu anda satmış olduğum o eşyalara kendi ihtiyacım olduğu dikkate alınırsa o paranın humusunu vermem farz mıdır? Şunu da hatırlatayım ki sattığım malların değeri şimdiye kadar çok değişmiş bulunmaktadır.

C: Sِz konusu eşyaları humusu verilmiş maldan almışsanız onları satarak elde ettiğiniz parada humus yoktur; aksi durumda humusunu vermek zorundasınız.

S.973: Benim bir dükkanım var; her yıl elimdeki nakit parayı ve mevcut malları hesaplamaktayım. Mallardan bazıları humus yılı ulaşıncaya kadar satılmıyor; yıl sonunda o malların humusunu satılmadan mı vermem gerekiyor, yoksa satıldıktan sonra mı? O malların humuslarını verdikten sonra satarsam gelecek yıl nasıl hesaplamam gerekiyor ve eğer satılmaz da değer kazanırsa bu durumda hükmü ne olur?

C: Satmadığınız mallara yıl sonuna kadar müşteri çıkmazsa, şimdilik artan fiyatının humusunu vermeniz farz değildir, onu satarak elde ettiğiniz kârı gelen yılın kârıyla hesaplayarak humusunu vermelisiniz; değeri artan ve yıl esnasında müşteri çıkmasına rağmen değeri artması için yıl sonuna kadar satmadığınız mallara gelince, yıl sonunda o malların artan değerinin humusunu vermelisiniz.

S.974: Burada üç katlı bir bina var. Resmî senetlere istinaden o binaya 1973 yılından itibaren dört kişi ortaktır. Binanın beşte üçü, üç kardeşe aittir -her birine bir hisse-, diğer iki hisse ise onların annelerinindir. Binanın bir katında kardeşlerden biri oturmakta, diğer iki katı ise maliklerin giderlerini karşılamak için kiraya verilmiştir; şunu da belirteyim ki, o kardeşlerden birisi bu evden başka bir şeye sahip değildir. Bu durumda, diğer iki katın humusu farz mıdır, yoksa bu onların giderlerinden mi sayılır?

C: ـcretiyle giderlerini karşılamak için kiraya verdikleri dâireler sermaye hükmündedir; dolayısıyla yıllık gelirle yapılmış veya satın alınmış olursa humusu farz olur; ancak, miras veya hediye olursa humusu farz olmaz.

S.975: Bir miktar humusu verilmiş buğdayı olan kimse yeni mahsül elde edinceye kadar o buğdaydan yararlanıyor. Daha sonra onun yerine yeni mahsülden bırakıyor ve bir kaç yıl böyle devam ediyor. Acaba yenilen buğdayın yerine bırakılan bu yeni buğdaya humus lazım gelir mi? Eğer humus lazım gelirse acaba hepsine mi lazım gelir?

C: Humusu verilmiş buğdayı kullandığında, kullanılan kısmın karşılığını yeni buğdaydan bırakması, yeni buğdaya humusun farz olmasını önlemez. Buna göre; yerine konulmuş yeni buğdaydan senenin geçimi için sarfettiği miktarda humus yoktur ve senenin sonunda fazla kalan buğdayda ise humus farzdır.

S.976: Ben, Allah'ın yardımıyla her sene malımın humusunu veriyorum. Ama; malımın humusunu hesapladığım senelerde hesabımda şüphem vardı. Bu şüphemin hükmü nedir? Acaba; bu sene mevcut mallarımın tümünün humus hesabını (yeniden) yapmam farz mıdır? Yahut; bu konudaki şüphe geçerli sayılmaz mı?

C: Geçmiş senelere ait kazancınızın humus hesabının doğru oluşunda şüpheniz olursa, bu şüphe geçersizdir ve ikinci defa onların humusunu vermeniz farz değildir. Ama; belirli bir kârın, humusu verilmiş olan geçmiş senelerin kazancından mı veya humusu verilmemiş olan bu senenin kazancından mı olduğunda şüpheniz olursa; bu durumda onun humusunu vermeniz üzerinize farz olur. Ancak; önceden humusu verildiğine kanaat getirirseniz onda da humus yoktur.

S.977: Humusu verilmiş onbin tümen parayla bir halı aldım. Bir müddet sonra onu onbeşbin tümene sattım. Acaba; humusu verilmiş maldan fazla olan beş bin tümen kazançtan sayılır mı? Ve ona humus lazım gelir mi?

C: Satış kastıyle almış iseniz, alış bedelinden fazlası kazançtan sayılır. Ve yıllık giderden fazla kalan miktarında humus farz olur.

S.978: Kazançlardan her birisi için bir humus vakti tayin eden kimse, süresi dolan kazancının humusunu süresi dolmamış kazançlarından vermesi câiz midir? Bu kazançların yıl sonuna kadar kalacağını ve bunları geçimi için kullanmıyacağını bildiği halde hüküm nedir?

C: Kazançlarından her biri için müstakil bir humus vakti tayin etmesi câiz olduğu yerlerde humusunu (humusu verilmemiş) başka bir kazançtan vermesi câiz değildir. Ancak; diğer kazancının humusunu vermiş ise, bu müstesna. Geçim için kullanılmayacak olan kazançlarının humusunu, kazandığı an veya humus vakti geldiğinde vermekte muhayyerdir.

S.979: İki katlı bir binası olan ve kendisi de o binanın üst katında oturmakta olan bir kimse, binanın alt katını kira almadan bir şahısa vererek ondan borç para almıştır. Acaba; aldığı borç paraya humus lazım gelir mi?

C: Aldığı borç karşılığında evi ücretsiz vermesinin şer'î bir yönü yoktur. Herhalukârda borç olarak alınan parada humus yoktur.

S.980: Vakıflar dâiresine ait bir binayı yetkililerden muayenehane olarak aylık belli bir ücretle kiraladım. Benim talebimi kabul ettikleri için benden kiradan başka bir miktar para da önceden aldılar. Söz konusu para şimdi benim tasarrufumdan çıkmış ve hiç bir zaman da elime geçmeyecektir. Acaba bu parada humus var mıdır?

C: Bu meblağ kazançtan olur ve verilmesi hava parası anlamını taşırsa humusunu vermek farzdır.

S.981: Yıllık humus hesaplaması olmayan bir kimse bir milyondan fazla para harcayarak bir artezyen kuyusu kazdırmıştır; o, bu yolla kurak bir araziyi bayındırlaştırmak ve meyve ağacı dikerek onlardan istifade etmek istiyor. Bu ağaçların meyva vermesi, büyük bir masrafla beraber uzun bir zamanın geçmesini de gerektirmektedir. Şimdi bu şahıs kendisine taalluk eden humusu vermek için mallarının hesabını yapmak istiyor. Öte yandan enflasyon nedeniyle kuyu, yer ve bahçenin fiyatları sarfettiği miktarın kaç katı artmıştır. Mallarının günlük değerinin humusunu vermeye gücü yetmez. Bahçe ve bahçenin içindekilerin humusunu para olarak değil de, arazinin kendisinden vermeye mükellef edilirse çok zor duruma düşecek. Çünkü bu yolla ailesinin geçimini temin etmeği ve refaha kavuşmayı arzulamaktadır. Bu şahsın humus mükellefiyeti nedir? Humus vermekte zorluğa düşmemesi için humusunu nasıl hesaplamalıdır?

C: Meyva ağaçları dikmek ve bahçe yapmak amacıyla ihya edilen kurak arazinin bayındırlaştırılması için yapılan masraflar çıkıldıktan sonra hiç şüphesiz onda humus vardır. Yerin humusunu, yerden veya günlük kıymetinden vermekte tercih sahibidir. Ama; kuyu, su boruları, su tulumbası, ağaçlar ve bunlardan başka şeylere sarfettiği masrafları, borçla veya bunları veresiye satın almakla elde etmiş ve borcunu humusu verilmeyen paradan ödemiş ise; sadece bu borca sarfettiği paranın humusunu vermesi farzdır. Fakat; bunları humusu verilmemiş parayla almış ise, bu malların şimdiki normal (adilane) kıymetini hesaplayarak humusunu vermesi farzdır. Eğer, üzerine farz olan humusu, bir defada vermeye gücü yetmezse; vekillerimizin birisiyle humusunu borca çevirme hususunda anlaşmalı ve humus borcunu taksitle ِdemelidir. Taksitlerin süre ve miktarını ayarlamada ise kendi imkanını gözetir.

S.982: Evlendiği günden bu güne kadar borçlu olan ve yıllık humus hesaplaması olmayan bir şahıs simdi humusunu vermek istiyor. Humus hesabına nasıl başlamalı?

C: Şu ana kadar giderlerinden artan bir kazancı yoksa geçmişlerinden dolayı onun humus mükellefiyeti yoktur.

S.983: Vakfedilen arazi ve eşyanın mahsul ve gelirlerinin humus ve zekât hükümleri nedir?

C: Özel vakıf olsalar dahi vakfedilmiş malların kendisinde humus ve zekât yoktur. Bunların mahsullerinde de ister özel vakıf olsun, ister genel vakıf, humus yoktur. Genel vakıf olarak vakfedilen malların mahsülleri vakfedilen kimseler tarafından alınmadıkça zekâtı da yoktur. Ancak; söz konusu mahsüller, vakfedilen kimseler tarafından alındıktan sonra zekâtı farz eden şartları taşırsa onlarda zekât vardır. Özel vakfın mahsülünde ise kendilerine vekfedilmiş kimselerin her birinin hissesi, nisab miktarına ulaşırsa onda zekât farzdır.

S.984: Küçük çocukların kazançlarına (örneğin bir vekil tarafından çocuk adına kazanılan paraya) humus lazım gelir mi?

C: اocuklar için elde edilen kazançlar, onların bulûğ çağına ulaşıncaya kadar mülkiyetlerinde kalırsa ihtiyaten farz olarak humusunu vermeleri farzdır.

S.985: Meslek araçlarında humus var mıdır?

C: Meslek aletlerinin hükmü aynen sermayenin hükmü gibidir ve humusu verilmesi farzdır.

S.986: Bundan bir kaç yıl önce hacca gitmek üzere hac müessesesine isim yazdırdım ve bu sefer için gerekli olan parayı da müessesenin hesabına yatırdım. Ancak; şimdiye kadar hacca gidemedim ve bu paranın daha önce humusunu verip vermediğimi de bilmiyorum. Acaba, şimdi bu para için humus vermem gerekir mi? Hacca gitmek üzere verilen paranın üzerinden bir kaç yıl geçerse o paraya humus lazım gelir mi?

C: Eğer verdiğiniz para o yılki kazancınızdan olur ve bir anlaşma üzere hacca gitmek için bu parayı ücret veya bedel olarak yatırmış iseniz o paranın humusunu vermeniz farz değildir.

S.987: Humuslarını hesaplama yılının dönümü 12. ayın sonu olarak belirleyen memurlar, normalde gelecek ay başına kadar kullanmak üzere son maaşlarını yeni yıl girmeden 5 gün önce alıyorlar. Acaba bu son maaşta humus var mıdır?

C: Sene bitmeden (yani 5 gün içinde) yıllık giderlerinde kullanmadıkları miktarda humus farz olur.

S.988: ـniversite ِğrencilerinden bazıları, , tasarruf ederek eğitim bakanlığı tarafından verilen bursun bir kısmını daha sonraki yıllardaki ihtiyaçları için biriktiriyorlar. Acaba, bu paraya humus lazım gelir mi?

C: Hibe ve burs olarak verilen mallarda humus yoktur. 

 

HUMUSU HESAPLAMANIN YOLU

S.999: Humusu gelecek yıla ertelemenin hükmü nedir?

C: Humusu bir sonraki yıl vermekle üzerine farz olan humus eda olmuş olur. Ama, humus yılı girip bir mala humus farz olduktan sonra humusunu vermeden onu kullanamaz. Eğer humusunu vermeden o malla herhangi bir eşya veya yer satın alırsa o zaman humus taalluk eden miktar için humus yetkilisinden izin alarak satın aldığı o malların şu anki değeri üzerinden humusunu vermesi farzdır.

S.990: Biraz nakit, biraz da bazı şahıslardan alacaklı olduğum bir miktar param var. Diğer taraftan ev yaptırmak üzere aldığım arsa için borçluyum, bu arsanın satış bedeli olarak bir kaç ay sonra ödenmesi gereken bir çek verdim. Acaba, bu borcu yukarıda zikrettiğim paradan düşerek humus verebilir miyim? Ayrıca ev yaptırabilmek için almış olduğum bu arsaya humus lazım gelir mi?

C: Bir kaç ay sonra ِdenmesi gereken çeki humus vakti gelmeden yıllık kazancınızdan istifade ederek ödemeniz câizdir. Fakat, humus yılının başına kadar paranızı borç ödemede kullanmazsanız -humus yılı girdikten sonra- borcunuzu ondan çıkaramazsınız ve tümünün humusunu vermeniz gerekir. Ev yaptırabilmek için bu arsaya ihtiyacınız varsa onda humus yoktur.

S.991: Ben bekarım. İleride evlilik masraflarımı karşılayabilmem için mal biriktirmem câiz midir?

C: Evlenmek amacıyla olsa da, yıllık gelirinizden biriktirdiğiniz paranın üzerinden bir humus yılı geçerse onun humusunu vermeniz farzdır.

S.992: Humus hesaplamak için belirlediğim yıl, 10. ayın sonunda bitiyor. Acaba 10. ayda aldığım maaşda humus var mıdır? Eğer masraflardan artakalan kısmını eşime hediye edersem yine o paraya humus lazım gelir mi?

C: Humus yılı girmeden önce alınan veya humus yılının son gününden bir gün önce alınması mümkün olan maaşın giderlerden artakalan kısmında humus vardır. Ama ondan eşinize veya başka birine hediye ederseniz ve bu hediye etme işi humustan kaçmak kastıyla olmazsa, ayrıca hediyenin miktarı da sizin toplumsal malî durumunuza uygun olursa, hediye edilen malda humus yoktur.

S.993: Humusu verilmiş bir malı harcarsam malî yıl sonunda harcadığım miktarı o yılın kazancından çıkarabilir miyim?

C: Senenin kazancından harcanan humusu verilmiş malın karşılığı -o yılın kazancından- çıkarılamaz.

S.994: Humus lazım gelmeyen bir mal -hediye ve ödüller gibi- ana sermayeye karışırsa humus senesinin sonunda, karışan miktarı ana sermayeden çıkarmam ve sonra geri kalan malın humusunu vermem câiz olur mu?

C: اıkarılmasında sakınca yoktur.

S.995: ـç yıl önce humusu verilmiş parayla bir dükkan açtım. Humus yılımın sonu şemsî yılın sonuna rastlamaktadır. Humus yılım bitmek üzereyken ana sermayem borç olarak milletin elindedir. Bunun dışında çok miktarda borcum da var; bu hususta benim şer'î vazifem nedir?

C: Humus yılının sonu geldiğinde yanınızda ana sermayeden veya kazançtan bir şey olmazsa veya olan mallarınızın toplamı humusu verilmiş ana sermaye kadar olursa üzerinize humus farz değildir. Veresiye satışınızla ilgili borçlar ise aldığınız senenin kazancından sayılır.

S.996: Dükkandaki malların sene sonunda kıymetini tayin etmek bize çok zor geliyor; bunu nasıl hesaplayalım?

C: Yıllık kazancınızı hesaplamak için dükkandaki mallarınıza tahmini bir fiyat bırakıp o fiyat üzerinden humusunu veriniz.

S.997: Nakite dِnüşünceye ve kâra geçinceye kadar bir kaç yıl elimdeki sermayenin humusunu hesaplamayıp bundan sonra, önceki sermayenin dışındaki paranın humusunu hesaplamamın şer'î bir sakıncası var mıdır?

C: Humus vakti girdiğinde malınızın içinde az da olsa humus olursa, humusunu vermediğiniz sürece o malda tasarruf hakkınız yoktur. Eğer humusunu vermeden önce o malda tasarruf ederseniz muamelenin humus miktarına tekabül eden kısmı fuzuli alış-veriş hükmüne girer; ve onun geçerli olması humus yetkilisinin iznine bağlı kalır. İzinden sonra da, önce o malın toplamının humusunu vermeniz üzerinize farz olur. Sonra ise aynı paradan o yıl elde ettiğiniz kazancın yıllık giderlerden artakalan kısmının humusunu vermeniz farzdır.

S.998: Dükkan sahiplerinin humus vermede kullanabilecekleri en kolay yِntemi bize izah eder misiniz?

C: Humus yılının sonunda yanındaki nakit para ve eşya olarak bulunan malların hesabını yapmalı ve asıl sermayeyle olan farkını belirlemelidir. Neticede kazançtan sayıldığı için sermayeden fazla olan miktarın humusunu vermelidir.

S.999: Bankadaki ticaret ortaklığına yatırdığım paranın kârını önceden hakketmiş olmama rağmen, geçen yılın üçüncü ayının ilk gününü kazançlarımın humusunu vermek amacıyla humus yılımın başı olarak kararlaştırdım. Bu süre zarfında humusu olmayan bir maldan (geçimim için) yararlanıyordum. Acaba yıllık gelirleri hesaplamak için bu yöntem doğru mudur?

C: Tasarruf edebileceğiniz bir kazancı elde ettiğiniz gün, humus yılınızın başlangıcıdır. Humus yılını o günden sonraya ertelemeniz câiz değildir.

S.1000: Bir kaç yıl önce düşük fiyatla bir arsa satın alan kimse, şimdi malının temizlenmesi için humusunu vermek istiyor. Acaba; bu arsanın humusunu satın aldığı değerden mi yoksa çok fazla yükselmiş olan şu anki değerinden mi vermelidir?

C: Arsayı satmak amacıyla (miktarı belirlenmiş ama) aynı belirlenmemiş bir parayla almışsa, alış bedeli olarak ödediği paranın ve o güne kadar artış gösteren miktarın hepsinin humusunu vermelidir; çünkü bu sermayenin kârı sayılır. Ama satmak amacıyla satın aldığı arsayı humusu verilmeyen paranın aynı ile satın almış ise bu iki kısma ayrılır: Eğer yıllık kazancıyla kazanç yılı esnasında almışsa, arsanın kendisinden veya bugünkü değerinin üzerinden humusunu vermesi farzdır. Ama; yıllık kazançtan humus vakti ulaştıktan sonra humusunu vermeden o arsayı alırsa, mala taalluk eden humus miktarındaki alış-verişin geçerliliği humus yetkilisinin iznine bağlıdır. Eğer humus yetkilisi veya onun tarafından izinli birisi izin verirse muamele geçerli olur ve o zaman arsanın kendisinden ya da şu anki değerinin üzerinden humusunu vermesi farzdır. Fakat eğer arsayı üzerinde ev yapmak için satın almış ise ve şimdiye kadar da ev yapmamış ise birinci durumda fiyat artışında humus yoktur. İkinci durumda da, satın alma yılından sonraki fiyat artışında humus yokutur. Ancak üçüncü durumda, humus yetkilisi muameleye izin verdikten sonra arsanın kendisinin veya bugünkü fiyatının üzerinden humsu farzdır.

S.1001: Humus yılı girmeden önce gelirinden, bir miktarını birisine borç verirse ve bu para humus yılı geçtikten sonra kendisine geriye ِdenirse, bu malın humus hükmü nedir?

C: Sorudaki takdirde, borçludan alacaklı olduğu malı aldığında humusunu vermelidir.

S.1002: İnsan, humus yılının içinde aldığı eşyaları humus yılı geçtikten sonra satarsa hükmü nedir?

C: Eşyaları satmak amacıyla almış ise humus yılının başına kadar satma imkanı olursa onların kazancının humusunu vermesi farzdır. Aksi takdirde satmadığı sürece onlarda humus yoktur. Sattığında ise onlardan elde edilen kazanç satış senesinin kazancından sayılır.

S.1003: Memur, humus yılı girdikten sonra aldığı maaşının humusunu vermesi farz mıdır?

C: Maaşı, humus yılının başına kadar alması mümkün idiyse humusunu vermesi farzdır. Aksi takdirde aldığı senenin kazancından sayılır.

S.1004: Bir şahıs malî yılın sonunda aynı yılın gelirinden fazla kalan miktarca başka birine borçlu olursa, bu miktarda humus var mıdır?

C: Borcu, aynı yılın ihtiyaçlarını karşılamak için almış ise o yılın kazancından çıkarabilir; aksi takdirde çıkaramaz.

S.1005: Değeri sürekli değişmekte olan sikke altının humusu nasıl verilir?

C: Değeri üzerinden humusunu vermek isterse, vereceği günün kıymeti ölçü alınarak hesaplanır.

S.1006: Yıllık humus hesabını altın değerinden hesaplamak isteyen bir şahısın örneğin, ana sermayesinin hepsi 100 sikke altın olursa, bunun 20'sini humus olarak verse ve elinde de humusu verilmiş 80 sikke altın kalsa, gelecek yılda (bu şahsın ana sermayesi olan 80 altında bir artış söz konusu olmadan) sadece altınların değeri yükselse acaba ona da humus lazım gelir mi? Ayrıca, yükselen değerin humusunu vermek farz mıdır?

C: Humusu verilen sermayeyi çıkarabilmede ölçü, asıl sermayedir. Çalıştırdığı asıl sermayesi altın ise malî yıl başında, geçen yıla oranla altının değeri yükselmiş olsa da humusu verilen altınları çıkarılabilir. Ama, ana sermaye para olursa ve humus yılında onları altınla değiştirip humusunu vermişse, gelecek yılın humus zamanında sadece geçen yılın humusu verilmiş paralarının değerini hesaplayarak sermayeden çıkarabilir, ama altınlarını çıkaramaz. Buna göre gelecek yıl altınların değeri yükselirse, yükselen miktarı çıkaramaz çünkü o kazançtandır ve onda da humus farzdır. 

 

HUMUS YILI BELİRLEMEK

S. 1007: Yıllık kazancını yıl içerisindeki ihtiyaçlarını gidermede harcayacağını bilen kimsenin humus yılı tayin etmesi farz mıdır? Genelde mükellefe, humus yılının başlangıcını tayin etmesi farz mıdır? Gelirinden yıl sonunda hiç bir miktarın artmayacağını bilen bir şahsın yıl başı tayin etmemesinin şer'î açıdan bir sakıncası var mıdır?

C: Humus yılının başlangıcını tayin etmek mükellefe bağlı değildir; bu gerçek bir olgu olup, şahsın kazanca başlamasıyla birlikte başlar. Örneğin, çiftçilerin humus yılı biçin vakti, işçi ve memurların ise gelirlerini almaya başlamalarıyla birlikte başlar. Belli bir günü humus yılının başlangıcı olarak tayin etmek müstakil bir farz olmayıp mükellefin humusunu hesaplamasına bir vesile olduğu için farz olmuştur. Bu yüzden yıllık kazancının tamamını geçimi için harcayan bir şahısa humus yılı belirlemek farz değildir.

S.1008: Humus yılı, işe başlanıldığı ay mı başlar, yoksa maaşın alındığı ay mı?

C: Humus yılı, ister memur olsun ister işçi maaşın alındığı veya alınması mümkün olan gün başlar.

S.1009: Humus vermek için humus yılının başlangıcı nasıl tayin edilebilir?

C: Memur ve işçilerin humus yılları ilk kazançlarını almalarıyla birlikte başlar. Tüccarların humus yılı ise alış verişe başladıkları gün başlar.

S.1010: Babasıyla birlikte yaşayan bekar bir gencin humus yılı belirlemesi farz mıdır? -Farz ise- humus yılına ne zaman başlamalı ve nasıl hesaplamalıdır?

C: Kazancı az da olsa bekar bir gencin humus yılı belirlemesi ve yıllık gelirini hesaplaması farzdır. Yıl sonuna kadar kazancından elinde bir şeyler kalırsa, onların humusunu vermelidir. İlk kazanç elde ettiği günden itibaren humus yılı başlar.

S.1011: Maaşlarını ev işlerinde ortak harcayan eşlerin birlikte humus yılı belirlemeleri câiz midir?

C: Her ikisinin kendine ِzgü bir humus yılı vardır ve humus yıllarının sonunda maaş ve gelirlerinden ellerinde kalan miktarın humuslarını vermeleri farzdır.

S.1012: Fıkhî hükümlerde İmam Humeyni'yi taklit eden bir ev hanımıyım. Eşim gelirinin humusunu, humus vaktinde vermektedir. Benim de bazı gelirlerim oluyor, bundan dolayı humus yılı tayin etmem gerekir mi? İlk kazanç elde ettiğim günü humus yılının başlangıcı sayarak sene sonunda ihtiyaçlardan artakalan miktarın humusunu verebilir miyim? Ayrıca yıl ortasında ziyaret ve hediyeler için harcadığım miktara humus lazım gelir mi?

C: İlk kazanç elde ettiğiniz günü humus yılının başlangıcı olarak saymanız farzdır. Humus yılında gelirlerinizden adı geçen masraflar gibi şahsî masraflarda kullandığınız miktarda humus yoktur. Yıllık geçiminizden fazla kalan kazancınızın humusunu vermeniz farzdır.

S.1013: Humus, hicri şemsî yılına göre mi hesaplanır, yoksa hicri kamerî yılına göre mi?

C: Mükellef bu konuda muhayyerdir.

S.1014: Humus yılının başlangıcının 11. ay olduğunu söyleyen bir kimse bu tarihi unutarak 12. ayda humusu verilmemiş parayla halı, saat vb. ev eşyası satın almıştır. Buna göre, bu eşyaların şer'î hükmü nedir? Şu anda humus yılının başlangıcını 11. aydan 9. aya almak istiyor -ayrıca geçen yılı ile bu yıldan da taksitle ödemekte olduğu 83000 tümen humus olarak borcu vardır-.?

C: Yılın geçen bölümünün humusunu hesaplamadan humus yılının başlangıcını ileriye veya geriye almak câiz değildir. Ayrıca, bu iş humusun verilmesi gereken şahısların zararına da yol açmamalıdır. Ama, humusu verilmemiş parayla alınmış olan mallarla ilgili muamelenin humus miktarına tekabül eden kısmı fuzulidir ve geçerliliği humus yetkilisi veya vekilinin iznine bağlıdır. İzin alındıktan sonra alınan eşyaların şimdiki fiyatı üzerinden humusunu vermek farzdır.

S.1015: İnsan, malının humusunu kendisi hesaplayıp farz olan humusunu vekillerinizden birine verebilir mi?

C: Humus senesi belli olan bir kimse bunu yapabilir. 

 

HUMUS YETKİLİSİ VE HUMUSUN KULLANILACAĞI YERLER

S.1016: Acaba seyyid hissesinin hayırlı işlerde örneğin, bir seyyid evlendirmekte kullanılması câiz midir?

C: Seyyid hissesinin hükmü de mübarek İmam hissesi gibi humus yetkilisine aittir, yetkiliden izin alındıktan sonra seyyid hissesini adı geçen yerde kullanmanın hiç bir sakıncası yoktur.

S.1017: İmam'ın (a.s) hissesini hayır işlerinde (medrese ve öksüzler yurdu gibi yerlerde) kullanabilmek için taklit ettiği müçtehitten mi izin alması gerekir veya herhangi bir müctehidin izni yeterli midir? Yoksa müçtehidin izni şart değil midir?

C: Hisselerin her ikisinin de yetkisi müslümanların veliyy-i emrine aittir. Üzerinde ya da malının bir miktarında İmam (a.s) veya seyyid hissesi olan kimse onu humus yetkilisine ya da izin verdiği vekiline vermesi farzdır. Ama, adı geçen yerlerde kullanmak isterse kullanmadan önce izin almalıdır. Ayrıca, mükellef bunun yanısıra humus konusunda taklit ettiği müçtehidin fetvasına da riayet etmelidir.

S.1018: Müslümanların veliyy-i emri ve taklit mercii ayrı şahıslar olursa, humusun hangisine verilmesi gerekir?

C: Humusu, humus yetkilisine vermek farzdır, o da müslümanların veliyy-i emridir. Taklit ettiği müçtehidin bu konudaki fetvası farklı olursa bu hariç.

S.1019: İmam Humeyni'nin mukallidleri humuslarını kime vermeleri gerekir?

C: Tahran'daki büromuza gِnderebilirler ya da şehirlerdeki izinli vekillerimize verebilirler.

S.1020: Bِlgemizdeki vekillerinize humus verdiğimizde bazen İmam (a.s)'ın hissesini geri veriyorlar ve sizin tarafınızdan izinli olduklarını söylüyorlar. Acaba, bize geri verilen bu miktarı ihtiyaçlarımızda kullanmamız câiz midir?

C: İzinli olduğunu iddia eden kimse hakkında şüphe ederseniz edepli bir şekilde bizim el yazımızla olan izin belgesini göstermesini ya da bizim mühürümüzü taşıyan bir makbuz vermesini isteyiniz. Eğer izine dayalı olarak bir işe girişirlerse o iş tarafımızdan onaylanmıştır.

S.1021: Humusu verilmeyen mal ile çok değerli bir mülk alıp onun tadilatı için çok miktarda para harcadıktan sonra onu baliğ olmayan oğluna hediye ederek adına tapulayan kimsenin şu anda hayatta olduğunu dikkate alarak, humus konusundaki sorumluluğu nedir?

C: Mülkün alımı ve tadilatında harcanılan para yıllık kazancından olur ve kazancı elde ettiği yılda alıp hediye ederse ve bu hediye ِrfen onun toplumsal durumuna uygun olursa o zaman onda humus yoktur. Aksi takdirde, bu mülkün humusunu vermesi farzdır. Humusunu vermeden bağışta bulunursa humus miktarındaki bağışı fuzuli olup geçerliliği izne (humus yetkilisinin iznine) bağlıdır. 

 

SEYYİD HAKKI

S.1022: Annemin seyyid* olduğunu dikkate alarak şu sorulara cevap vermenizi rica ediyorum: 1- Acaba ben de seyyid sayılır mıyım? 2- اocuklarım ve neslimden gelenler seyyid sayılırlar mı? 3- Anne tarafından seyyid olanla, baba tarafından seyyid olan arasında ne fark vardır?

C: Seyyitlerle ilgili şer'î hükümler baba vasıtasıyla bu soydan gelenler içindir. Fakat; anne tarafından Peygamber'e (

S.a.a) intisap edenler de Resul-i Ekrem'in (

S.a.a) evlatlarıdırlar (ama onlar seyyitlerle ilgili şer'î hükümlerden yararlanamazlar).

S.1023: İmam Ali'nin (a.s) oğlu Hz. Ebulfazl Abbas'ın (a.s) çocukları diğer seyyidlerle aynı hükmü taşıyorlar mı, örneğin, bu aileye mensup olup dini tahsil yapan öğrencilere has elbise giyme şerefine nail olabilirler mi? Hz. Ebu Talib'in oğlu Akil'in çocukları için de hüküm aynı mıdır?

C: Baba tarafından Ebulfazl Abbas'ın soyundan olanlar alevi seyyitleridirler. Hz. Ali'nin (a.s) -Hz. Fatıma'nın (

S.a) çocukları dışında- ve Hz. Akil'in soyundan gelen seyyitler, Haşimî seyyitlerin özel imtiyazlarından yararlanma hakkına sahiptirler.

S.1024: Son zamanlarda amca oğullarımdan birine ait şahsî bir belge buldum ve bu belgede amcamın oğlunun ismi seyyid olarak yazılmıştı, akrabalarımızın içerisinde de seyyid olduğumuz söylenmektedir; bulunan bu belgeye dayanarak seyyid olmam hususunda mübarek görüşünüz nedir?

C: Sadece akrabalarınızdan birine ait bir belgede seyyid lakabıyla anılması sizin seyyid olduğunuza dâir şer'î bir delil sayılmaz. Seyyid olduğunuz itminan yoluyla ya da şer'î bir delille ispatlanmadıkça seyyidlik için geçerli olan şer'î hükümleri kendi hakkınızda tatbik etmemelisiniz.

S.1025: Bir çocuğu evlat edindim, ismini de Ali koydum; ona nüfus cüzdanı almak için nüfus idaresine müracaat ettiğimde nüfusta onun lakabını “seyyid” diye yazmak istediler, ama ben bunu kabul etmedim. Çünkü ceddim Resulullah'tan (

S.a.a) korkuyorum ve şimdi iki mahzur arasında kaldım; ya evlat edinme işinden vazgeçeceğim ya da seyyid olmayan birinin seyyid olduğunu kabullenmekle günaha düşeceğim; bana yol gösterir misiniz?

C: Öz evlatla ilgili olan hükümler, evlat edinilen kimse için geçerli değildir. Öz babası tarafından seyyid olmayan birisine seyyidlik hükümleri uygulanamaz. Herhalukârda; sahipsiz çocuğu koruyup işlerini üstlenmek gerçekten güzel ve şer'an beğenilir bir ameldir. 

 

HUMUSLA İLGİLİ MUHTELİF KONULAR

S.1026: Bazıları seyyitlerin (Resulullah'ın -

S.a.a- soyundan olan Haşimiler'in) su ve elektirik paralarını ödüyorlar. Bunu humustan sayabilirler mi?

C: Humustan, şimdiye kadar seyyitlerin malî hissesi kastıyla verilen geçerlidir; ancak bundan sonrası için vermeden ِnce izin almaları farzdır.

S.1027: Humustan, İmam (a.s)'ın hissesinin üçte biriyle dinî kitaplar satın alarak dağıtmak câiz midir?

C: Bizim tarafımızdan yetkili vekillerimiz yararlı dinî kitaplar hazırlayıp yayınlamayı gerekli görürlerse, belirlenmiş şer'î yerlerde harcanması câiz olan humusun İmam hissesi kısmının üçte birinden alarak bu işi yapmaları câizdir.

S.1028: Humusun seyyid hissesi kısmını, kocası gayr-i seyyit ama fakir olan, çocuk sahibi, evli ve fakir seyyide kadına vermek câiz midir? Ayrıca, o kadının bu parayı çocukları ve kocası için harcaması câiz midir?

C: Kocası fakir olması yüzünden karısının nafakasını vermekten aciz olursa ve karısı şer'an fakir olursa ihtiyaçlarını gidermek için seyyid hissesini alması câizdir; seyyid hissesinden aldığı o parayı kendisi, çocukları ve hatta kocası için harcayabilir.

S.1029: Dinî medreselerde verilen aylıkların dışında giderlerini karşılayacak miktarda diğer yerlerden gelirleri olan kimselerin dinî medreselerde talebelere verilen İmam veya seyyid hissesinden almalarının hükmü nedir?

C: Şer'an müstahak olmayan ve ilmiye havzasının aylık kuralları kapsamına girmeyen kimse bunları alamaz.

S.1030: Seyyide bir kadın, babasının ailesini geçindirmede kusur ettiğini ve geçimlerini sağlamak için camilerde halkın yardım toplamasına mecbur kaldıklarını iddia ediyor; - bölge halkı da o seyyidi zengin, ama kendi ailesine karşı cimri birisi olarak tanımaktadırlar- onların nafakalarını seyyit hissesinden karşılamak câiz midir? Babalarının mesela: "Benim üzerime ailemin sadece yiyecek ve giyeceklerini karşılamak farzdır; ancak, kadınlara mahsus eşyalar ve normalde küçük çoçuklara verilen günlük harçlıklar gibi diğer ihtiyaçları karşılamak farz değildir" diyor; bu durumda ihtiyaçlarını giderecek miktarda onlara seyyid hissesinden vermek câiz midir?

C: Birinci durumda masraflarını babalarından alamazlarsa onlara masrafları miktarınca seyyit hissesinden vermek câizdir. İkinci durumda -yiyecek, giyecek ve oturma dışında- hallerine uygun derecede başka bir şeye ihtiyaçları olursa ihtiyaçlarını giderecek miktarda seyyid hissesinden vermek câizdir.

S.1031: Herkes şahsen seyyid hissesini muhtaç olanlara verebilir mi?

C: ـzerinde seyyid hissesi olan kimse bunun için izin almalıdır.

S.1032: Sizi taklit eden bir şahıs, humusun seyyid hissesini bizzat kendisi fakir seyyide verebilir mi, yoksa humusun tümünü, -yani hem seyyid hissesini ve hem de İmam (a.s)'ın hissesini- şer'î yerlere harcaması için sizin vekilinize mi vermesi gerekir?

C: Bu hususta seyyid hissesiyle İmam (a.s)'ın hissesi arasında bir fark yoktur.

S.1033: Şer'î haklar (humus, zekât, redd-ül mezalim) hükümet işlerinden sayılır mı? Üzerine humus farz olan bir kimse şahsen seyyid hissesini, zekât ve redd-ül mezalimi muhtaçlara verebilir mi?

C: Zekât ve redd-ül mezalimi dindar ve iffetli fakirlere verebilir; ancak, humusu belirlenen şer'î yerlerde harcanması için bizim büromuza veya yetkili olan vekillerimize vermesi farzdır.

S.1034: Bir iş ve mesleği olan seyyitler humusa müstehak mıdırlar?

C: Gelirleri, kendi hallerine uygun ve normal şekilde geçimlerini karşılamak için yeterli olursa humusa müstehak değillerdir.

S.1035: Ben 25 yaşında görevli bir gencim. Şimdi bekâr ve yaşlı babamla annemin yanında yaşamaktayım. Dört yıldır bütün masraflarını ben karşılıyorum ve babam çalışamadığı için geliri de yoktur. Ayrıca, bir taraftan yıllık kazancımın humusunu vermeye ve diğer taraftan ailemin bütün masraflarını karşılamaya imkanım yoktur; hatta geçen yılların kazancının humusundan 19 bin tümen borçluyum ve ilerde ödemek için onu defterime yazmış bulunmaktayım; bunu göz önünde bulundurarak yıllık gelirimin humusunu babam ve annem gibi akrabalarıma vermem câiz midir?

C: Baba ve anneniz günlük hayatlarını idare edecek malî güce sahip değillerse ve siz de bunu karşılayacak güce sahipseniz onların masraflarını karşılamak size farzdır ve bir farz olarak onlara verdiğiniz şeyi, üzerinize gelen humustan sayamazsınız.

S.1036: ـzerimde yüz bin tümen İmam hissesi vardır ve onu size vermem farzdır; diğer taraftan burada yardıma ihtiyacı olan bir cami vardır; bu parayı, caminin yapım ve tamamlanmasına harcaması için caminin cemaat imamına verebilir miyim?

C: Günümüzde İmam (a.s)'ın hissesinin dini ilmiye havzalarının idaresi için harcanmasını gerekli biliyorum; caminin binasının tamamlanması için de mü'minlerin bağışlarından yararlanılabilir.

S.1037: Babamızın kendi hayatında malının humusunu tamamen vermediği mühtemeldir. Onun malından bir arsayı hastane yapılması için bağış yapmış bulunuyoruz; bu arsayı babamızın mallarının humusundan sayabilir miyiz?

C: O arsa humustan sayılmaz.

S.1038: Hangi durumlarda humus, onu veren kimseye bağışlanabilir?

C: İmam ve seyyid hissesi bağışlanamaz.

S.1039: -Mesela- humus yılının sonunda masrafından yüz bin tümen fazla kalan kimse onun humusunu verirse, sonraki yıl bu para yüz elli bin tümene ulaşırsa o yılda elli bin tümenin mi humusunu vermesi gerekir, yoksa yüz elli bin tümenin mi?

C: Humusu verilmiş mal sonraki yıl harcanmaz ve kendi halinde kalırsa ikinci defa humusu yoktur. Eğer, hem onun gelirlerinden ve hem de bizzat humusu verilmiş maldan alınarak yıllık masrafta harcanmışsa humusu verilmemiş malın humusu verilmiş mala oranına göre yılın sonunda geri kalanının humusunu vermesi farzdır.

S.1040: Henüz evlenmemiş olan ve evleri olmayan dinî ilimler talebelerinin tebliğ ve çalışmalarıyla veya İmam (a.s)'ın hissesi yoluyla elde ettikleri gelirlerinin humusu var mı, yoksa bu gelirleri humusun istisnalarından olarak humusunu çıkarmadan evlilik masrafları için biriktirebilirler mi?

C: Taklit mercileri tarafından dini ilmiye havzalarında dersle meşgul olan muhterem talebelere hediye edilen şer'î hakların (humus, zekât vb.) humusu yoktur; ancak tebliğ ve çalışmalarıyla elde ettikleri diğer gelirler aynen humus yılının başına kadar kalırsa onun humusunu vermeleri farzdır.

S.1041: Humusu verilmiş ve humusu verilmemiş mallardan karışık olarak bir miktar mal biriktiren kimse, bazen nafakası için ondan bir miktarını alır veya bazen de ona bir şey ekliyor. Humusu verilmiş malın miktarının belli olduğunu dikkate alarak geriye kalan bütün malın mı, yoksa sadece humusu verilmemiş malın mı humusunu vermelidir?

C: Humusu verilmemiş malın, humusu verilmiş mala oranına göre geri kalan malın humusunu vermelidir

S.1042: Satın alınan ve üzerinden bir kaç yıl geçen kefenin humusunu vermek farz mıdır? Farz olduğu takdirde, acaba; satın alındığı fiyatının mı humusu verilmelidir?

C: Kefen, humusu verilmiş malla satın alınmışa artık humusu yoktur; aksi durumda, şimdiki değeri üzerinden humusu verilmelidir.

S.1043: Ben dini ilimler talebesiyim. Yanımda olan bir miktar malla ve diğerlerinin yardımıyla, ayrıca seyyid hissesi alarak ve bir miktar da borçlanarak küçük bir ev satın alabildim. Şimdi o evi sattım; üzerinden bir yıl geçerse ve bu müddet zarfında başka bir ev satın almazsam ev satın almak için topladığım mevcut mala humus lazım gelir mi?

C: İhtiyaç için olan evin satış bedeline humus lazım gelmez.

S.1044: Ben, 1962 yılında İmam Humeyni'yi taklit ettim ve İmam'ın fetvalarına uygun olarak şer'î hakları ona verdim. 1967'de İmam şer'î haklar ve vergiler hususunda sorulan soruya şöyle cevap verdi: "Şer'î haklar humus ve zekâttır; vergilerin şer'î haklarla bir ilişkisi yoktur." Günümüzde İslam Cumhuriyeti nizamında yaşadığımızı dikkate alarak, şer'î hakları ve vergileri vermeye karşı üzerimize farz olan vazife nedir?

C: Kanun ve kurallara uygun olarak İslam Cumhuriyeti tarafından alınan vergileri o kanunun kapsamına girenlerin vermeleri farz olmasına rağmen, bu İmam ve seyyid hissesinden sayılmaz ve mallarına lazım gelen humusu müstakil olarak vermeleri gerekir.

S.1045: Şer'î hakları -paraların değerinin sabit kalmadığına nazaran- dolara çevirebilir miyiz ve acaba bu iş şer'an câiz midir?

C: ـzerinde şer'î haklar olan kimse için câizdir; ancak, hakları verince verdiği günün fiyatını hesaplaması gerekir. Ama, şer'î hakları toplamak için veliyy-i emrin tarafından vekil olan emin kimse, bu hususta kendisine izin verilmesi dışında aldığı parayı başka bir paraya değiştiremez; fiyatların değişmesi de parayı değiştirmeye şer'î bir engel değildir.

S.1046: Bir kültür müessesesi ilerdeki malî ihtiyaçlarını karşılamak için sermayesi şer'î haklardan olan bir ticaret bölümü oluşturmuştur; bu ticaretin kârının humusunu vermek farz mıdır? Ve bunun humusunu aynı müesseseye harcamak câiz midir?

C: Kârından kültür müessesesinde yararlanmak için bile olsa belirli yerlerde harcanması gereken şer'î haklarla ticaret etmek sakıncalıdır. Onunla ticaret edildiği takdirde kâr da belirlenen şer'î yerlerde harcanmasında sermayeye tabidir ve bunun humusu yoktur. Evet, müesseseye bağışlanan hediyelerle ticaret etmenin sakıncası yoktur. Ancak; sermayesi belli bir kişinin veya kişilerin malı olmayıp, müessesenin malı olursa bu yolla elde edilen fayda ve kârlarında humus yoktur.

S.1047: Bir şeyin humusunun verilip verilmediğinde şüphe edersek ve humusunun verildiğini zannedersek vazifemiz nedir?

C: Şüphe ettiğiniz şeye humus lazım geldiğini kesin olarak bilirseniz, humusunun verildiğine dâir de kesin bilgi elde etmelisiniz.

S.1048: Umum halk için buğday üğüten değirmenin gelirine humus ve zekât lazım gelir mi?

C: Umum için vakfedilmişse humusu yoktur.

S.1049: Yedi yıl önce üzerime bir miktar humus farz olmuştu. Bir müçtehidle görüşüp onu borca çevirerek bir bölümünü ِdedim, diğer bir bölümü de üzerimde kaldı. O zamandan şimdiye kadar geri kalan miktarını veremedim; vazifem nedir?

C: Sırf şimdilik edâ etmekten aciz olmanız vazifenin üzerinizden kalkmasına sebep olmaz, verebilecek güce sahip olduğunuz zaman bu borcu tedricen de olsa vermeniz farzdır.

S.1050: Babamın, üzerinde humus olmayan malın humusu olarak verdiği parayı şimdiki malın humusundan sayabilir miyim?

C: Geçmişte harcanan mal şimdiki humus borcundan sayılmaz.

S.1051: İnsanın bulûğ çağına erişmeyen çocuklarına humus ve zekât farz olur mu?

C: Bulûğ çağına erişmeyen kimseye malın zekâtını vermek farz olmaz; ancak, onun malına humus lazım gelirse şer'î velisine onun humusunu vermesi farzdır. Ama, malının kârlarının humusunu vermek velisine farz değildir, ihtiyaten farz olarak bulûğ çağına erdikten sonra çocuğun kendisi vermelidir.

S.1052: Şer'î hakları ve İmam (a.s)'ın hissesini taklit mercilerinden birinin izniyle harcarsa, ِrneğin; dinî medrese veya hüseyniyye yaptırırsa üzerine farz olan şer'î haklar olarak harcadığı malı geriye almaya ya da o müessesenin binasını satmaya hakkı var mı?

C: Şer'î hakları kendisine vermesi farz olan kimseden aldığı izine uygun olarak, üzerinde olan şer'î hakları vermek niyetiyle onu bir medrese yapımında vb. yerde harcarsa, verdiğini tekrar geri almaya ve sahibiymiş gibi ondan yararlanmaya hakkı yoktur. 

 

ENFAL

S.1053: Şehir içi araziler kanununa uygun olarak: 1- İslam hükümetinin tasarrufunda olan ölü (bayındırlaşmamış) topraklar enfaldan sayılmaktadır. 2- Şehirlerdeki bayındırlaşmış ve bayındırlaşmamış topraklar sahiplerince hükümet ve belediyelerin ihtiyacı olduğu takdirde normal fiyattan satılmalıdır. Sorum şu: 1- Tapusu kendi adına olan, ancak, bu kanun sebebiyle tapusu itibarsız olan bayındırlaşmamış arsayı imam ve seyyid hissesi olarak vermenin hükmü nedir? 2- Arsası, ister bayındırlaşmış olsun ister bayındırlaşmamış (bu kanuna göre) hükümete veya belediyeye satması gerekirken o arsayı imam ve seyyid hissesi olarak vermesinin hükmü nedir?

C: Asaleten bayındırlaşmamış olan toprak, adına tapu olan kimsenin şer-î mülkü olmadığına göre bunu humus olarak vermesi veya üzerine olan humus borcundan sayması sahih değildir. Buna göre, belediye veya hükümetin kanun çerçevesinde karşılığını vererek veya karşılığını vermeksizin sahibinden istimlak etmesi câiz olan arsayı sahibi, humus olarak veremez veya onu, üzerinde olan humustan sayamaz.

S.1054: Toprağını satarak kâr etmek maksadıyla bir tuğla fabrikasının bitişiğinde kendisi için bir arsa satın alırsa bu enfaldan sayılır mı? Enfaldan sayılmaması farzı üzerine devlet onun toprağı için vergi isteyebilir mi? Bilindiği üzere belediye bu durumda yüzde on vergi almaktadır.

C: Bu iş (İran'da) İslamî şura meclisinden geçen ve anayasayı koruma şurası tarafından onaylanan bir kanun uyarınca yapılırsa sakıncası yoktur.

S.1055: Belediyenin, şehri bayındırlaştırmak için nehirlerin kumlarını kullanmak hususunda öncelik hakkı var mıdır; câiz olması durumunda bir kimse (belediyeden başkası) kendisinin malik olduğunu iddia ederse bu iddiası geçerli midir?

C: Bu iş, belediye için câizdir ve umuma ait olan büyük nehirlerin dibine kişilerin sahip olduğu iddiası geçerli değildir.

S.1056: اِlde yaşayan göçmenlerin otlaklarından yararlanmadaki ِncelik hakları (her kabile kendi otlağına karşı) -on yıllardır bu şekil göç edildiğine göre- tekrar dönme kastıyla oradan göçmeleriyle kalkar mı?

C: Gِçmelerinden sonra hayvanlarının otlaklarına karşı şer'î öncelik haklarının sabit kalması sakıncalıdır; bu hususta ihtiyat etmek daha iyidir.

S.1057: Otlağı ve ziraat tarlası az olan bir köy halkı, genel geçimlerini otlak yerlerinin otlarını satmakla karşılamaktadır. İslam İnkılabı'ndan sonra da şimdiye kadar bu şekilde devam etmiştir; ancak, şimdi sorumlular onları bu işten alıkoydular, köy ahalisinin maddi fakirlikleri ve otlakların ölü topraklar olduğu dikkate alındığında köy heyetinin, halkı otlakların otunu satmaktan alıkoymaya ve onu satarak köyün genel giderleri için harcamaya hakkı var mıdır?

C: Bir kimsenin şer'î mülkü olmayan umumi otlakların otunu hiç kimsenin satması câiz değildir; ancak, devlet tarafından köy işleri için tayin edilen sorumluların, otlaklarında hayvanlarını otlatmasına izin verdiği kimseden köy işlerinde harcamak için bir şey alması câizdir.

S.1058: Gِçebelerin, onca yıldır devamlı istifade ettikleri yazlık ve kışlık otlakları istimlak etmeleri câiz midir?

C: Eskiden beri hiç kimsenin mülkü olmayan tabii otlaklar enfaldan ve umumi mallardan sayılmaktadır ve onların sorumlusu müslümanların veliyy-i emridir; göçebelerin eskiden beri oralara gedip-gelmeleri o yerlerin onların malı olmasını gerektirmez.

S.1059: (Gِçebe) otlaklarını satmak hangi durumda sahih ve hangi durumda sahih değildir?

C: Enfal ve umumi mallardan olup hiç kimsenin malı olmayan otlakları hiç bir durumda satmak veya satın almak sahih değildir.

S.1060: Biz, ormanların birinde hayvanlarını otlatan sürü sahiplerinden olup elli yıldan beridir bu işle uğraşmaktayız. Elimizde mirasla şer'î malik olduğumuzu ispatlayan bir belge ve resmi senet var. Ayrıca, bu orman Hz. Ali (a.s), İmam Hüseyin (a.s) ve Hz. Abbas b. Ali'ye (a.s) de vakfedilmiştir. Sürü sahipleri bu ormanda yaşamakta olup evleri, ziraat tarlaları ve bostanları var. Son zamanda orman koruyucuları bizi buradan çıkararak ormana musallat olmak istiyorlar; acaba bizi bu ormandan çıkarmaya hakları var mı?

C: Bir şeyin miras yoluyla başkasına intikal etmesinin sahih olması, miras bırakan kimsenin o şeye önceden şer'an malik olmasına bağlı olduğu gibi, vakfın sahih olması da şer'an insanın önceden ona malik olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, belli bir kimsenin mülkü olmayan, hiç bir şekilde ihya ve imar geçmişi olmayan orman ve otlakların, hiç kimsenin özel mülkü sayılmadığından, vakfolması veya miras bırakılması da sahih değildir. Herhalukârda; ormanın tarla, ev, vb. şekillerde ihya edilen ve belli bir kişinin mülkü olan miktarının tasarruf hakkı -vakf olursa- şer'an onun sorumluluğunu taşıyan kimsenindir. Ancak vakfolmazsa sahibinindir. Tabii orman ve otlak şeklinde orman ve otlakların geri kalan kısmı ise enfaldan ve umumi mallardan olup sorumlusu kanunî kurallar gereğince İslam devletidir.

S.1061: (Otlatma izni olan) sürü sahipleri, otlakların yanındaki başkalarının tarlalarındaki sularla sürülerini sulamak ve kendileri su içmek için sahipleri razı olmaksızın o tarlalara girebilirler mi?

C: Sırf başkalarının mülkleri yanındaki otlaklarda hayvanlarını otlatmaya izin almak, başkalarının tarlalarına girmenin ve onların sularından yararlanmanın câiz olması için yeterli değildir; dolayısıyla, sahipleri razı olmaksızın bunu yapmaları câiz değildir.